BAŞLIK

Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. O, kullarının ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini bilir. O'nun huzuruna çıkarıldıkları gün herkese yaptıklarını haber verecektir. Allah her şeyi bilir. (NÛR - 64)

Resimler

Dost Siteler

Başlık

Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz. (RA'D/2) O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir. (SECDE/5)

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ TEFSİR ORUÇ ABDEST

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ İLMİHAL BİLGİLERİ MEZHEP CANLI TV MÜBAREK GÜN VE GECELER HADİS NAMAZ KURAN-I KERİM DİNLEPEYGAMBERLER HAYATI NAZAR BESMELENİN FAZİLETİ CİNLER NASİH

Sakal-ı şerifin kıymeti

Sakal-ı şerifin kıymeti
Sual: Peygamber efendimizin sakal-ı şerifi, hırkası veya başka
bir eşyası ile bereketlenmeye putçuluk diyenler var. Onu
methetmeye, Onu vesile ederek yardım istemeye şirk diyenler var.
Bu konuyu açıklar mısınız?
CEVAP
Allahü teâlânın âlemlere rahmet olarak gönderdiği, (Habibim)
buyurduğu O sevgili Peygamberi övmek, (Her istediğini
vereceğim) müjdesi ile şereflenmiş olan o en yüksek Peygamberi
vesile etmek, hiç şirk olur mu? Sakal-ı şerife hürmet hiç putçuluk
olur mu?
Resulullahı, Allahü teâlâ övmüştür. Kendisi de, kendisini överek,
Allahü teâlânın kendisine ihsan etmiş olduğu nimetleri saymıştır.
Bunları hakikati bildirmek için söylediğini, yoksa peygamberlik
vazifesini yapmamış olacağını defalarca bildirmiştir.
Resulullah efendimizi övmek ibadettir. Eshab-ı kiramın hepsi
övmüştür. Bunlardan Hassan bin Sabit ve Kab bin Züheyrin uzun
methiyeleri meşhurdur. Kab, kasidesinde çok övmüştü. Resulullah
efendimiz, bunu beğenip, Kab’ın kusurunu af buyurup, mübarek
hırkasını ona hediye etmişti. Bu hırka-i saadet, şimdi Topkapı
sarayındadır.
Uzun zaman Resulullah efendimize hizmetle şereflenen Enes
bin Malik, kendisi ile beraber bir sakal-ı şerifin defnolunmasını
vasiyet etti. Allahü teâlânın huzuruna sakal-ı şerif ile birlikte çıkmak
istedi. (Buhari)
Peygamber efendimizin, sakal-ı şerifinin mübarek kıllarını,
bereketlenmeleri için insanlara verdiği, Kütüb-i sittede yazılıdır. Kadı
İyad, diyor ki: Resulullah efendimizin faziletlerinden birisi de şudur
ki, Halid bin Velid, başında, sarığı arasında bir sakal-ı şerif taşırdı.
Bunu taşıdığı her savaşta zafer kazanırdı. Hâlid, mübarek bir kılı
sebebi ile muradına kavuşuyor da, Resulullah efendimizin mübarek
zat-ı şerifini vesile ederek Allahü teâlâdan dilekte bulunanlar
kavuşmaz olur mu? (Şif’a)
Çok kıymetli bir itikad kitabı olan Nur-ül-İslam’da aynen şöyle
buyuruluyor:
Peygamber efendimizin eşyaları ile bereketlenmek, Onun
mübarek gözleri önünde yapılmış, sabit bir iştir. Resulullah
efendimiz de, bu işi beğenip kabul buyurmuştur. Onun vefatından
sonra da bu iş devam etmiştir. Çünkü Allahü teâlâ, Onun kendi
eşyalarına, dokunduğu şeylere ve mübarek tenine dokunan şeylere
birçok meziyetler vermiştir ki, bunlarla bereketlenilir ve faydalanılır.
Hazret-i Ebu Bekir’in kızı Hazret-i Esma, Peygamber efendimiz
hayatta iken giydiği bir cübbe çıkarıp, (Şifa bulmaları için, biz bunu
yıkayıp hastalara veriyoruz) dedi.
Abdülkasım bin Me’mun hazretlerinin yanında, Peygamber
efendimizin bir çanağı vardı. Bundan su verdiği hastalar şifa
bulurlardı. Peygamber efendimiz abdest aldığı zaman, Eshab-ı
kiram, Onun abdest suyuna dokunmak ve düşen bir kılını almak için
yarışırlar ve bununla bereketlenirlerdi. O da bu hareketlerini kabul
buyururdu. Hatta, mübarek başını tıraş ettiği zaman, bereketlenmek
için, mübarek saçını, Eshabı arasında paylaştırmasını Ebu Talha
hazretlerine emrederdi. (Buhari)
Hazret-i Ebu Cuheyfe diyor ki:
(Resulullah efendimiz, öğle sıcağında çıkıp abdest aldı.
Oradakiler kalkıp, Onun ellerini tutup, yüzlerine sürdüler. Bir de
ben, onun mübarek ellerini tutup yüzümün üstüne koydum. O
sıcakta mübarek elleri, kardan daha soğuktu ve miskten daha
güzel kokuyordu.) [Buhari]
(Ellerini tutup yüzlerine sürdüler) ifadesi, faziletli ve salih
kimselere dokunarak bereketlenmenin meşru olduğunu gösteriyor.
Hazret-i Âişe validemiz buyuruyor ki:
(Resulullah bir yarası olan kimseyi tedavi ederken, işaret
parmağını yere koyar ve kaldırıp, “Bismillahi türbetü erdina
biriki ba’dina liyüşfa bihi sekimüna biizni Rabbina” derdi.)
[Müslim]
İmam-ı Nevevi buyuruyor ki:
(Hadis-i şerifin manası şöyledir: İşaret parmağını mübarek ağız
suyu ile ıslatıp, sonra toprağın yapışması için yere koyar, sonra illetli
ve yara olan yere sürer ve bu elini sürerken, Allahü teâlânın ism-i
şerifiyle bereketlenmek için bu duayı okurdu.)
Hadis-i şerif kitaplarında, Eshab-ı kiramın Peygamber
efendimizin eşya ve eserleriyle; teri, gözyaşı ve ağız suyu ile
bereketlendiklerine dair misaller çoktur.
Resulullah efendimizin sakal-ı şerifinin bazı telleri, halifeler,
müslüman hükümdarlar tarafından korunmuş ve günümüze kadar
gelmiştir. Bir kısmı Osmanlı Sultanlarının hazinelerindedir. Allahü
teâlâ, onlara rahmet eylesin.
Bu mübarek tellerden birkaçı, Kuzey Irak’ta Süleymaniye’ye
bağlı Halepçe kazasının Beyare nahiyesindedir. Benim gözlerim
önünde bunlar vesile edilerek kıtlığın bitmesi ve yağmurun yağması
için dua edildi ve hemen bol bol yağmur yağdı.
Düşmanların hücumu esnasında bunlar vesile edilerek dua
edilmiş ve müslümanlar, düşmanın şerrinden korunmuşlardır. Bu
anlattıklarımız, buralarda yaşayan müslümanlarca malumdur.
Bunlarda şüphe etmenin yeri yoktur. Bunlarda şüphe edenler, Yusuf
suresinin 93-96. âyet-i kerimelerine baksınlar: ([Yusuf aleyhisselam,]
şu gömleğimi götürün de, babamın yüzüne koyun, [gözleri]
görecek duruma gelir ve bütün ailenizi bana getirin, dedi. Kafile
ayrılınca, babaları: “Eğer bana bunamış demezseniz, inanın ben
Yusuf’un kokusunu alıyorum” dedi. Çevresindekiler: “Allah’a
yemin ederiz ki, sen, hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.
Müjdeci gelip, gömleği Yakub’un yüzüne sürünce, hemen
gözleri açıldı. Bunun üzerine Yakub, “Ben size, Allah katından
sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim?” dedi.) [Nur-ülİslam
s.122-125]
Nur-ül-İslam’dan aldığımız bu yazıdan da anlaşılacağı gibi,
mübarek eşyalarla bereketlenmek çok güzel bir iştir, putçulukla
hiçbir ilgisi yoktur.
Bir misal daha verelim:
Resulullah efendimiz aleyhisselam çarşıya çıkıp, bir entari satın
aldı. Giderken gördü ki, bir a’ma oturmuş, (Allah rızası için ve
Cennet elbiselerine kavuşmak için, bana kim bir gömlek verir)
diyordu. Almış olduğu entariyi buna verdi. A’ma, entariyi eline
alınca, misk gibi güzel koku duydu. Bunun, Resulullah efendimizin
mübarek elinden geldiğini anladı. Çünkü, Resulullahın bir kere
giydiği her şey, eskiyip dağılsa bile, parçaları da misk gibi güzel
kokardı. A’ma dua ederek, (Ya Rabbi, bu gömlek hürmetine, benim
gözlerimi aç) dedi. İki gözü hemen açıldı. (Zad-ül Mukvin)





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

Bugün 158403 ziyaretçi (496657 klik) kişi burdaydı!

DUYURU PANOSU

SİTEMİZDE ULAŞMAK İSTEYİPTE ULAŞAMADIĞINIZ KONULARI MESAJLA BİLDİREBİLİRSİNİZ.... İSLAMİ BİLGİLER

Video

TR.GG REKLAM

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=