BAŞLIK

Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. O, kullarının ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini bilir. O'nun huzuruna çıkarıldıkları gün herkese yaptıklarını haber verecektir. Allah her şeyi bilir. (NÛR - 64)

Resimler

Dost Siteler

Başlık

Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz. (RA'D/2) O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir. (SECDE/5)

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ TEFSİR ORUÇ ABDEST

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ İLMİHAL BİLGİLERİ MEZHEP CANLI TV MÜBAREK GÜN VE GECELER HADİS NAMAZ KURAN-I KERİM DİNLEPEYGAMBERLER HAYATI NAZAR BESMELENİN FAZİLETİ CİNLER NASİH

Vedâ Hutbesi

Vedâ Hutbesi
Hamd, Allahü teâlâya mahsustur. Ona hamd eder, Ondan
bağışlanmak diler ve Ona tevbe ederiz. Nefslerimizin şerlerinden ve
amellerimizin günahlarından Allahü teâlâya sığınırız. Allahü teâlânın
doğru yola ilettiğini saptıracak, saptırdığını da doğru yola iletecek
yoktur. Şehadet ederim ki, Allahü teâlâdan başka ilah yoktur. O,
birdir. Onun eşi, ortağı yoktur. Ve yine şehadet ederim ki,
Muhammed [aleyhisselam] Onun kulu ve resulüdür.
Ey Allah’ın kulları! Size, Allahü teâlâdan korkmanızı ve Ona
itaat etmenizi vasiyet ederim.
Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyin! Bilmiyorum, belki bu seneden
sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha buluşamıyacağım.
Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl
mukaddes bir ay ise, bu şehriniz [Mekke] nasıl mübarek bir şehir
ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da böyle mukaddestir. Her
türlü tecavüzden korunmuştur.
Eshabım! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bu günkü her hâl
ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra
eski dalâletlere dönüp de birbirinizin boynunu vurmayın! Bu
vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki,
bildirilen kimse, burada bulunup işitenden daha iyi anlayarak
muhafaza etmiş olur.
Eshabım! Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin!
Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lakin
borcunuzun aslını vermeniz gerekir. Ne zulmedin, ne de zulme
uğrayın. Allahü teâlânın emriyle, faizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten
kalma bu çirkin âdetin her türlüsü, ayağımın altındadır. İlk
kaldırdığım faiz de Abdülmuttalib’in oğlu Abbas’ın faizidir.
Eshabım! Cahiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen
kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdülmuttalib’in torunu İyas
bin Rebîa’nın kan davasıdır.
Ey insanlar! Harp edebilmek için haram ayların yerlerini
değiştirmek, küfürde çok ileri gitmektir. Bu, kâfirlerin kendisiyle
dalâlete düşürüldükleri bir şeydir. Bir sene, helal olarak kabul
ettikleri bir ayı, öbür sene haram olarak ilan ederler. Cenab-ı Hakk’ın
helal ve haram kıldıklarının sayısına uydurmak için bunu yaparlar.
Onlar, Allahü teâlânın haram kıldığını helal, helal kıldığını da haram
ederler. Elbette zaman, Allahü teâlânın yarattığı gündeki şekil ve
nizamına dönmüştür.
Ey insanlar! Bugün şeytan, artık bu beldenizde, ebediyen,
kendisine tapılmasından ümidini kesmiştir. Fakat, sizin önemsiz
gördüğünüz şeylerde, kendisine itaat devam edecek, bu da onu
memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakının!
Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta
Allahü teâlâdan korkmanızı vasiyet ederim. Siz, kadınları, Allahü
teâlânın emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini
Allahü teâlâ adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar
üzerinde hakkınız; onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin
kadınlar üzerindeki hakkınız; onların, yatağınızı hiç kimseye
çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça
evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir
kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları bundan sakındırmanıza
izin vermiştir.
Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları vardır. Meşru bir şekilde,
meşru örf ve âdete göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin
etmeniz gerekir.
Size öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sımsıkı sarıldıkça yanlış
yola sapmazsınız. 0 da, Allah'ın Kitabı ve Resulünün Sünneti'dir.
Ey müminler! Sözümü iyi dinleyin ve iyi muhafaza edin!
Müslüman, Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar
kardeştir. Din kardeşinize ait herhangi bir hakka tecavüz, başkasına
helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisi vermiş olsun.
Eshabım! Nefsinize (kendinize) de zulmetmeyiniz. Kendinizin de
üzerinizde hakkı vardır.
Ey insanlar! Allahü teâlâ her hak sahibine hakkını vermiştir.
Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem’in
çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah katında en kıymetliniz,
takvası çok olan Müslümandır. Arabın Arap olmayana bir üstünlüğü
yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.
Sakat siyah bir köle başınıza âmir olarak tayin edilse, sizi
Allah'ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyin ve itaat edin.
Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun
suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.
Ey insanlar! Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle
yapmamalısınız:
1- Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayın.
2- Allah'ın haram kıldığı canı, haksız yere öldürmeyin.
3- Zina etmeyin.
4- Hırsızlık yapmayın.
Lâ ilahe illallah, Muhammedün resulullah deyinceye [yani
Müslüman oluncaya] kadar insanlarla cihad etmek üzere
emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını
korumuş olurlar. Hesapları ise Allahü teâlâya aittir.
Ey insanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?
Eshab-ı kiram; (Allahü teâlânın dinini tebliğ ettin. Vazifeni yerine
getirdin. Bize vasiyet ve nasihatte bulundun, diye şehadet ederiz)
dediler.
Bunun üzerine Resul-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellem
efendimiz, mübarek şehadet parmağını kaldırarak cemaat üzerine
çevirip indirdiler ve; (Şâhid ol yâ Rab! Şâhid ol yâ Rab! Şâhid ol
yâ Rab!) dediler.
Veda hutbesi ve vehhabiler
Sual: Veda hutbesinde, (Şeytan, artık bu beldenizde,
ebediyen, kendisine tapılmasından ümidini kesmiştir) deniyor.
Burada, mübarek beldelerde, kâfirler, hakimiyet kurmaz mı denmek
isteniyor?
CEVAP
Bu hadis-i şerifin şerhlerinde, Mekke ve civarında, artık puta
tapma şeklinde küfre dönülmeyeceği, yani orada, eskiden tapılan
putlara, geri dönüş olmayacağı, şeklinde açıklanmıştır. O hadis-i
şerifin tamamı şöyledir:
(Şeytan, artık bu beldenizde, ebediyen, kendisine
tapılmasından ümidini kesmiştir. Fakat, sizin önemsiz
gördüğünüz şeylerde, kendisine itaat devam edecek, bu da onu
memnun edecektir.) [Müslim, Tirmizi]
Burada, (Şeytana itaat edenler olacak, bu da, onu memnun
edecek) deniyor. Bir de, “önemsiz şeylerde” denmiyor, “sizin
önemsiz gördüğünüz şeylerde” deniyor. Bu da, şeytana itaat
edilecek hususların önemli olduğunu gösterir. Yani, şeytana itaat
edenler, onun hilesine düşüp, kendilerini Müslüman zannedecekler,
ibadet yapacaklar, ama itikatlarının bozukluğu yüzünden helak
olacaklardır. Vehhabiler, Vehhabi olmayan Müslümanlara, müşrik
yani kâfir diyerek, şeytanı memnun etmeye devam edecekledir.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

Bugün 156623 ziyaretçi (493707 klik) kişi burdaydı!

DUYURU PANOSU

SİTEMİZDE ULAŞMAK İSTEYİPTE ULAŞAMADIĞINIZ KONULARI MESAJLA BİLDİREBİLİRSİNİZ.... İSLAMİ BİLGİLER

Video

TR.GG REKLAM

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=