BAŞLIK

Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. O, kullarının ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini bilir. O'nun huzuruna çıkarıldıkları gün herkese yaptıklarını haber verecektir. Allah her şeyi bilir. (NÛR - 64)

Resimler

Dost Siteler

Başlık

Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz. (RA'D/2) O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir. (SECDE/5)

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ TEFSİR ORUÇ ABDEST

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ İLMİHAL BİLGİLERİ MEZHEP CANLI TV MÜBAREK GÜN VE GECELER HADİS NAMAZ KURAN-I KERİM DİNLEPEYGAMBERLER HAYATI NAZAR BESMELENİN FAZİLETİ CİNLER NASİH

Dinimiz ve fen Müslüman fen adamları

Dinimiz ve fen
Müslüman fen adamları
Sual: Bazı kimseler, "Müslümanlıkta hep ibadet olduğu, fenne
gereken önem verilmediği için, müslümanlar arasında fen adamı
çıkmamıştır. İslam dini, fenne önem verseydi, müslümanlar
arasından da Edisonlar, Pastörler çıkardı" diyorlar. Neden
müslümanlardan fen adamları çıkmamıştır?
CEVAP
İslam dini, bütün yenilikleri emreden bir dindir. İşte bundan
dolayı ilim adamlarına çok önem verilmiş, ilmi, fenni ve teknik
araştırmalar yapılmış, müslümanlar tıpta, kimyada, astronomide,
coğrafyada, tarihte, edebiyatta, matematikte, mühendislikte,
mimarlıkta ve bunların hepsinin temeli olan, güzel ahlak ve sosyal
bilgilerde, en üstün dereceye varmışlardır.
Batının bugün dahi büyük saygı ile andığı kıymetli bilginler,
mütehassıslar, üstadlar yetiştirmişler, dünyanın hocası, medeniyetin
önderi olmuşlardır. O zaman; yarı vahşi olan Avrupalılar, en modern
bilgileri İslam üniversitelerinde öğrenmişler, hatta Papa Sylvester
gibi, hıristiyan din adamları bile Endülüs Üniversitelerinde
okumuştur.
Bugün bile, hâlâ Avrupa dillerinde kimyaya “Chemie” ve cebire
[Arapça El-cebir kelimesinden] "Al-gebra" adı verilmektedir. Çünkü
bu ilimler, önce müslümanlar tarafından dünyaya öğretilmiştir.
Avrupalılar, dünyayı tepsi gibi dümdüz ve etrafı duvarlarla kaplı
zannederken, müslümanlar, ilk olarak, dünyanın küre şeklinde
olduğunu ve döndüğünü buldular.
Dünyada ilmin öncüleri olan ve İslam kültürü ile yetişen ilim
adamları çoktur. Bazıları şunlardır:
Ali Kuşcu, büyük astronomi âlimi, ilk defa Ayın şekillerini
anlatan kitap yazdı.
Almar, ilk defa katarakt ameliyatını gerçekleştirdi.
Battani, dünyanın en meşhur astronomi âlimi ve trigonometrinin
kaşifidir.
Biruni, dünyanın döndüğünü ve yerçekimini Newton’dan önce
ispat etti.
Cabir bin Hayyan, atom bombası fikrinin ve kimya ilminin
babası olan büyük dahidir.
Cezeri, 8 asır önce otomatik sistemin kurucusu ve bilgisayarın
babasıdır.
Demiri, Avrupalılardan 400 sene önce zooloji ansiklopedisini
yazmıştır.
Ebu Bekir Razî, o zamana kadar aynı hastalık sanılan kızıl,
kızamık ve çiçeğin ayrı hastalıklar olduğunu ilk defa bulan tabiptir.
Ebu Kâmil Şuca, Avrupa’ya matematiği öğretmiştir.
Ebül-Vefa, trigonometride tanjant, kotanjant, sekant, kosekantı
bulan matematikçidir.
Farabi, ses olayını ilk defa fiziki yönden açıklamıştır. Sesin fiziki
izahını ilk defa o yapmıştır.
Fatih Sultan Mehmed, havan topunu keşfetmiştir.
Gıyasüddin Cemşid, matematikte ondalık kesir sistemini ilk
defa bulmuştur.
Huneyn bin İshak, göz doktorlarının babası sayılır.
İbni Cessar, cüzzamın sebebini ve tedavilerini 900 sene önce
açıklamıştır.
İbni Firnas, Wringt kardeşlerden bin sene önce ilk uçan aracı
yapıp uçmayı gerçekleştirmiştir.
İbni Haldun, tarihi, ilim haline getirmiş, sosyolojiyi kurmuştur.
İbni Hatib, vebanın bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilmi yoldan
açıklamıştır.
İbni Karaka, dokuzyüz yıl önce harika bir torna tezgahı
yapmıştır.
İbni Sina, hastalıkların mikroplardan geldiğini ilk bulan
hekimdir.
İbni Türk, cebirin temelini atan bilginlerdendir.
Kadızade Rumi, yaşadığı asrın en büyük matematik ve
astronomi bilginidir. Fizik kurallarını astronomiye uygulamıştır.
Kambur Vesim, verem mikrobunu R. Koch’dan 150 sene önce
keşfetmiştir.
M. Akşemseddin, Pasteur’den 400 yıl önce mikrobu buldu.
Nurüddin Batruci, Endülüs İslam üniversitesinde astronomi
profesörü idi. Güneş merkezli sistemi Kopernik’ten önce o kurdu.
Piri Reis, 400 sene önce bugünküne çok yakın dünya haritasını
çizmiştir.
Uluğ Bey, çağının en büyük astronomudur.
Lagari Hasen Çelebi, füzeciliğin atasıdır. Osmanlılarda ilk defa
füzeyle uçan budur.
Fen bilgilerinin temeli
Avrupalı, fen bilgilerinin çoğunu ve hepsinin temelini İslam
kitaplarından aldı. Avrupalılar, dünya tepsi gibi düz, etrafı duvar
çevrili zannederken, Müslümanlar dünyanın yuvarlak olup, kendi
etrafında döndüğünü biliyorlardı. Hatta Musul’un Sincar sahrasında,
meridyenin uzunluğunu ölçerek, bugünkü gibi buldular. (Şerh-i
Mevakıf)
Galile, Kopernik, Newton, dünyanın döndüğünü, Müslüman
kitaplarından öğrenip söyleyince, suç sayıldı. İslam hekimlerinin
eserleri ortaçağda ders kitabı olarak dünya üniversitelerinde
okutulmakta idi. Batı’da akıl hastaları şeytan tarafından tutulmuş
kimseler olarak canlı canlı yakılırken, Müslüman ülkelerinde özel
akıl hastaneleri kurulmuştu.
Fen, olayları görmek, inceleyip anlamak ve deneyip benzerini
yapmak demektir ki, bu üçünü de dinimiz emretmektedir.
İslam ilimleri iki kısımdır:
1- Din bilgileri,
2- Fen bilgileri. İslam âlimi olmak için her ikisini de öğrenmek
gerekir. Din bilgilerini öğrenmek ve yapmak, her Müslümana farz-ı
ayndır. Fen bilgilerine, sanata ve en modern harp silahlarını
yapmaya uğraşmak, farz-ı kifayedir. Bu iki farzı yerine getiren
millet, muhakkak ilerler, medeni olur. Bir âyet-i kerime meali:
(İsteyene dünya nimetlerini; isteyene ahiret nimetlerini
veririz.) [Şûrâ 20]
İstemek, sebebe yapışmak, yani çalışmakla olur. Allahü teâlâ,
çalışanlara dilediklerini vereceğini vaad ediyor. Müslüman olsun
olmasın, çalışan herkese, vereceğini bildiriyor. Amerikalılar,
Japonlar böyle çalıştıkları için dünya nimetlerine kavuşuyorlar.
Ortaçağdaki Müslümanlar, böyle çalıştıkları için, medeniyet rehberi
olmuşlardır. Abbasiler ve Osmanlılar son zamanlarında, iç ve dış
düşmanların tesirleriyle, fen bilgilerini öğrenmekten ve öğretmekten
mahrum edildiler. Bu sebeple muazzam devletleri çöktü.
Din ve fen
Din düşmanları, temiz gençleri aldatmak için, (İslamiyet
ilerlemeye engel olmaktadır. Hıristiyanlar ilerliyor. Her nevi fen
vasıtası yapıyorlar. Tıpta, savaşta, haberleşmelerde kullandıkları fen
aletleri, gözlerimizi kamaştırıyor. Biz de hıristiyanlara uymalıyız) gibi
sözlerle, İslamiyet’teki güzel ahlakı, kardeşliği bıraktırmaya
uğraşıyorlar ve Avrupalılara, Amerikalılara benzemeye ilericilik
diyorlar. Gençleri, kendileri gibi İslam düşmanı yapmaya, felakete
sürüklemeye çalışıyorlar.
Halbuki İslamiyet, fende, sanatta ilerlemeyi emrediyor.
Hıristiyanlar ve bütün gayrı müslimler, babalarından, ustalarından
öğrendiklerini yapıyorlar. Önceki neslin yaptıklarını, ufak tefek
ilavelerle, tekrar yapıyorlar. Öncekiler yapmasalardı, bunlar hiçbirini
yapamazdı. (Tekmil-i sinaat telahuk-ı efkar iledir) sözü asırlarca
önce söylenmiştir. Yani sanatın, fennin, tekniğin ilerlemesi, fikirlerin,
deneylerin birbirlerine eklenmesi ile olur.
Fendeki yenilikler
Tarih gösteriyor ki, fendeki yenilikleri, hep müslümanlar yaptı.
Fen bilgilerini, fen aletlerini yüz sene evvelki hâle kadar yükselttiler.
Bu terakkilere, hep İslam dini ve bu dini tatbik eden İslam devletleri
sebep oldu. Hıristiyanlar, haçlı seferleri ile İslam devletlerini
yıkamadıkları için, siyasi oyunlarla, yalanlarla, hilelerle, içerden
yıktılar. Bunların topraklarında, muhtelif rejimler kurdular. Fakat,
İslamiyet’i yok edemediler. Müslümanlardan kalan, fendeki keşiflere,
ilaveler yaparak bugünkü terakkiyi kendilerine mal ediyorlar. Yalnız
kendi keyiflerini, zevklerini, menfaatlerini düşünenler kötülüklerini
ortaya koyduğu için, fen ve sanatı emreden İslamiyet’e gericilik
diyorlar. Yahudiler, hıristiyanlar, hatta başka din mensupları da
Cennete, Cehenneme inanıyor, mabedleri dolup taşıyor. Bu
inananlara gerici demediklerine göre, fenne, sanata değil, zevk ve
safaya, ahlaksızlıklara ilericilik dedikleri anlaşılıyor. Böyle asılsız ve
haksız yalanlarla, İslamiyet’e küstahça, ilk saldıran İngilizlerdir.
[İngiliz Casusunun İtirafları kitabında kâfi bilgi vardır.]
Şimdi müslümanların İslamiyet’in emrettiği, fen bilgilerine de
sarılmaları, yine büyük sanayi kurarak yeni aletler yapmaları,
hıristiyanlardan üstün olarak, bütün insanlığı saadete kavuşturmaları
gerekir.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

Bugün 155953 ziyaretçi (492939 klik) kişi burdaydı!

DUYURU PANOSU

SİTEMİZDE ULAŞMAK İSTEYİPTE ULAŞAMADIĞINIZ KONULARI MESAJLA BİLDİREBİLİRSİNİZ.... İSLAMİ BİLGİLER

Video

TR.GG REKLAM

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=