BAŞLIK

Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. O, kullarının ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini bilir. O'nun huzuruna çıkarıldıkları gün herkese yaptıklarını haber verecektir. Allah her şeyi bilir. (NÛR - 64)

Resimler

Dost Siteler

Başlık

Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz. (RA'D/2) O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir. (SECDE/5)

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ TEFSİR ORUÇ ABDEST

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ İLMİHAL BİLGİLERİ MEZHEP CANLI TV MÜBAREK GÜN VE GECELER HADİS NAMAZ KURAN-I KERİM DİNLEPEYGAMBERLER HAYATI NAZAR BESMELENİN FAZİLETİ CİNLER NASİH

Peygamber efendimiz

Peygamber efendimiz
Maddeli hadis-i şerifler
İki maddeli hadis-i şerifler
İki şeyin korkusu
Ümmetim için şu iki şeyden korkuyorum:
1- Bolluk ve rahat içinde iken, şehvetlerine uymalarından,
2- Namazı ve Kur’anı terk etmelerinden. (Taberani)
Beladan kurtulanlar
Ahir zamanda, şiddetli belaya maruz kalınır. Ancak şu iki sınıf
kurtulur:
1- Allah’ın dini için, dili ile ve kalbi ile mücadele eden,
2- Dinini anlayıp tasdik eden. (Ebu Nuaym)
İki şeyi koruyan
Şu iki şeyini koruyan mümin, Cennete girer:
1- İki çene arasını,
2- İki bacak arasını. (İ.Ahmed)
Şefaat etmem!
Şu iki sınıfa şefaat etmem:
1- Zalim sultana,
2- Dinde ifrata kaçanlara, aşırı gidenlere. (Taberani)
İki sınıf salih olursa
Şu iki sınıf sâlih olursa, ümmetim sâlih olur:
1- İdareciler,
2- Âlimler. (Ebu Nuaym)
İslamiyet’ten nasipsiz
Şu iki sınıfın, İslamiyet’ten nasibi yoktur:
1- Mürciye [Cebriye de denilir. Günahı da Allah işletir diyenler],
2- Kaderiye [kaderi inkâr edenler]. (Beyheki)
İki şeye uyun
Bıraktığım iki şeye uyan, hidayet üzere olur. Uymayan sapıtır:
1- Kitabullah,
2- Ehl-i beytim. (İ. Hibban)
İhtiyar
Yaşlının gönlü şu iki şeye karşı gençtir:
1- Uzun yaşama isteği,
2- Mal sevgisi. (Abdülgani bin Sa’d)
Gıpta edilir
Şu iki kişiye gıpta edilir:
1- İlmi ile amel edene,
2- Malını, Allah yolunda harcayana. (Buhari)
En iyi iki şey
Şu iki şeyden daha iyisi yoktur:
1- Allah’a iman,
2- Onun kullarına iyilik etmek. (İ. Askalani)
En kötü iki şey
Şu iki şeyden de, daha kötüsü yoktur:
1- Şirk,
2- İnsanlara kötülük etmek. (İ. Askalani)
Reddedilmeyen iki dua
Şu iki vakitte edilen dua reddedilmez:
1- Ezan okunurken,
2- Savaş kızışınca. (Ebu Davud)
Dünyada korkmayan
Hak teâlâ buyurur:
İki korku ile iki güvenmek bir araya gelmez:
1- Dünyada benden korkmayan, kıyamette korkar,
2- Dünyada benden korkan, kıyamette, korkulardan emin olur.
(İ. Ahmed)
Sevilen iki haslet
Allah’ın sevdiği iki haslet:
1- Cömertlik,
2- Maddi ve manevi fedakârlık. (Beyheki)
Nefret edilen haslet
Allah’ın nefret ettiği iki haslet:
1- Cimrilik,
2- Kötü ahlak. (Beyheki)
Borçlanmak
Borç iki kısımdır:
1- Ödemek niyeti ile borçlanıp da, ödeyemeden ölenin kefiliyim,
2- Ödememek niyeti ile borçlanıp da, borcunu ödemeden
ölenin, sevabları alınıp, alacaklısına verilir. (Taberani)
Allah yardım eder
Allahü teâlâ, şu iki kişiye yardım eder:
1- Cihad edene,
2- Namusunu korumak için evlenene. (Nesai)
Duanın kabulü için
Duanın kabul olması için iki şey lazımdır:
1- İhlâs ile yapmak,
2- Yediği ve giydiği helal olmak. (Tergib-üs-salât)
Cennetlik ve cehennemlik kimse
Şu iki şeyden biri cennete, öteki cehenneme girmeyi gerektirir:
1- Şirk üzere ölmemiş olan Cennete girer,
2- Şirk üzere ölen Cehenneme girer. (Müslim)
Allah’tan uzak olan
Şu iki kimse, Allah’tan çok uzakta olur:
1- İdarecilerle düşüp kalkar, onların zulme ait sözlerini tasdik
eder,
2- Çocuklarını eşit tutmaz, yetimin hakkı konusunda, Allah’tan
korkmaz. (İ. Asakir)
İki zayıf
Şu iki zayıf hakkında Allah’tan korkun:
1- Dul kadın,
2- Yetim. (Beyheki)
Dininizi süsleyin
Dininizi şu iki hasletle süsleyin:
1- Cömertlik,
2- Güzel ahlak. (Taberani)
Akrabaya sadaka
Akrabaya sadaka vermenin iki sevabı vardır:
1- Sadaka sevabı,
2- Sıla-i rahim sevabı. (Tirmizi)
Âlimler
Âlim iki türlüdür:
1- İlmi ile Allah’ın rızasını arayan, ilmi paraya değişmeyen,
2- İlmi ile dünyalık peşine düşen, ilmi paraya değişen. İlmini,
Allah’ın kullarından esirger, kıyamette ona ateşten gömlek giydirilir.
(Deylemi)
İki berat
Kırk gün yatsı ve sabah namazını, cemaatle kılana, iki berat
verilir:
1- Cehennemden kurtuluş beratı
2- Münafıklıktan kurtuluş beraatı. (Hatib)
Yükselmenin yolu
Allah katında yükselmek için, şu iki şeyi yap:
1- Sana karşı cahillik yapana, hilm ile karşılık ver,
2- Sana vermeyene, ihsanda bulun. (İ. Adiy)
İki meyte
İki meyte ile iki kan helâldir:
1- İki meyte, balık ve çekirgedir.
2- İki kan, ciğer ve dalaktır. (Hâkim)
[Meyte, boğazlanmadan leş olarak ölen hayvandır. Böyle ölen
hayvan yenmez. Balıkla çekirge bundan müstesnadır. Dinimizde
kan da yenmez. Ancak dalak ve ciğer hariçtir.]
Oruçlunun iki sevinci
Oruçlu için iki sevinç vardır:
1- İftar edince,
2- Ahirette, Allah mükâfatını verince. (Buhari)
İki damla ile iki adım
Şu iki damladan ve iki adımdan daha sevimli hiçbir şey yoktur:
1- İki damla, Allah korkusundan akıtılan gözyaşı ile Allah
yolunda akıtılan kan.
2- İki adım, cihad [dini yaymak] için atılan adım ile bir farzı
yerine getirmek için atılan adım. (Tirmizi)
Üç maddeli hadis-i şerifler
Üç sınıf ümmet
Ümmetim üç sınıftır:
1- Sorgusuz sualsiz Cennete girenler,
2- Hafif hesaba çekilerek girenler,
3- Günahlardan temizlenerek girenler. (Taberani)
Dost ve düşman
Allahü teâlâ buyurur ki:
Şu üç şeye devam eden, gerçek dostumdur; bunları terk eden
de, gerçek düşmanımdır:
1- Namaz,
2- Oruç,
3- Cünüplükten gusül. (Beyheki, Taberani)
Üç türlü komşu
Üç türlü komşu vardır:
1- Bir hakkı olan komşu. Akraba olmayan gayrimüslim
komşudur.
2- İki hakkı olan komşu. Müslüman komşu ki, hem Müslümanlık,
hem de komşuluk hakkı vardır.
3- Üç hakkı olan komşu. Akraba olan Müslüman komşudur.
Bunun hem Müslümanlık, hem akrabalık, hem de komşuluk hakkı
vardır. (Ebu Nuaym)
Günah yazılmaz
Şu üç kişiye günah yazılmaz:
1- Uyanana kadar uyuyana,
2- İyi olana kadar deliye,
3- Büluğa erene kadar çocuğa. (Buhari)
Âlimler
Âlimler üç türlüdür;
1- İlmi, hem kendisine, hem de insanlara faydalı olan,
2- İlmi kendisine faydası olan, insanlara, faydası olmayan,
3- İlmi herkese faydası olan, fakat kendine faydası olmayıp
helak olan. (Deylemi)
Sorguya çekilmeyenler
Şu yemeklerden sorguya çekilmeyen üç kimse:
1- İftar yemeğinden,
2- Sahur yemeğinden,
3- Misafirle yediğinden. (Deylemi)
Doğru olanlar
İslam’dan nasibi olmak, şu üç şey ile olur:
1- Namaz,
2- Oruç,
3- Zekât. (İ. Ahmed)
Üç kimse kınanmaz
Şu üç kimsenin uygun görülmeyen işleri, durumları göz önüne
alınarak hoş görülmelidir:
1- İyileşene kadar hasta,
2- İftar edene kadar oruçlu,
3- Âdil hükümdar. (Deylemi)
Üç zümre
Kendilerinde yemin teklif edilmeyen üç kimse:
1- Evladın babasına yemini,
2- Kadının kocasına yemini,
3- Kölenin efendisine yemini. (İ. Asakir)
Lanetlenenler
Lanetlenen üç zümre şunlardır:
1- Ana babaya lanet eden,
2- Allah’tan başkası için kurban kesen,
3- Arazinin sınırını geçen, (İ. Asakir)
Ziyaret edilmeyen hasta
Ziyaret edilmesi gerekmeyen üç hasta:
1- Gözü ağrıyan,
2- Dişi ağrıyan,
3- Çıban ağrısı olan. (Taberani)
Dünya ve ahiret
Dünyayı ahirete tercih eden, şu üç şeye maruz kalır:
1- Sıkıntısı hiç eksilmez,
2- Yokluktan kurtulmaz,
3- Öyle bir hırsa kapılır ki, hiç bir zaman boş vakit bulamaz.
(Taberani)
Emredilenler
Size şu üç şeyi emrediyorum:
1- Allahü teâlâya kulluk edip, Ona hiçbir şeyi ortak koşmamayı,
2- Toplu olarak Allah’ın ipine [dinine] tutunup birbirinizden
ayrılmamayı,
3- Allah’ın size veli kıldığı kimselere, itaat edip onları dinlemeyi.
(İbni Mace)
Yasak edilenler
Sizi, şu üç şeyden men ediyorum:
1- Dedikodudan,
2- Çok sual sormaktan,
3- Malı zayi etmekten. (İbni Mace)
Hoşlanılmayan üç şey
Allahü teâlâ üç şeyden hoşlanmaz:
1- Çok konuşmak,
2- Çok sual sormak,
3- Malı telef etmek. (Müslim)
Orucu bozmayan üç şey
Şu üç şey, orucu bozmaz:
1- Hacamat,
2- İstemeden kusmak,
3- İhtilam. (Tirmizi)
Şakası da sahihtir
Üç şeyin şakası da, ciddisi de sahihtir:
1- Nikâh,
2- Talak,
3- Talaktan dönmek. (Hâkim)
Helak edenler
Helak edici üç şey:
1- Aşırı cimrilik,
2- Nefsin hevasına uymak,
3- Kişinin kendini beğenmesi. (Hatib)
Kurtarıcı işler
Kurtarıcı üç şey:
1- Gizli ve açık Allah’tan korkmak,
2- Fakirlik ve zenginlikte itidal üzere bulunmak,
3- Gazapta ve rızada, adalet üzere olmak. (Hatib)
Derecesini yükselten şeyler
Derece yükselten üç şey:
1- Yemek yedirmek,
2- Selamlaşmayı yaymak,
3- Herkes uyurken, gece namazı kılmak. (Hatib)
Günahlara kefaret
Günahlara kefaret olan üç şey:
1- Mescide gitmek,
2- Namazı kılıp, diğer namazı beklemek,
3- Çok soğukta, doğru abdest almak. (Hatib)
İmanı fayda vermez
Şu üç şey ortaya çıktıktan sonra, iman etmek fayda vermez:
1- Güneş, batıdan doğunca,
2- Deccal çıkınca,
3- Dabbet-ül-arz çıkınca. (Müslim, Tirmizi)
Üç ikram
Şu üç ikram geri çevrilmez:
1- Yer vermek,
2- Güzel koku,
3- Süt. (Tirmizi)
Farz olan ibadetler
Şu üç şey bana farzdır:
1- Vitir namazı,
2- Kurban kesmek,
3- Kuşluk namazı. (İ. Ahmed)
[Hanefi’de ilk ikisi vacib, üçüncüsü sünnettir. Diğer üç mezhepte
üçü de, sünnettir.]
Fitneye düşürenler
Şu üç şey fitneye düşürür:
1- Güzel saç,
2- Güzel ses,
3- Güzel yüz. (Deylemi)
Oruçlu iken
Oruçlu iken, şu üç şeyden sakınmalı:
1- Hamama girmemeli,
2- Hacamat olmamalı,
3- Kadınlara bakmamalı. (Deylemi)
Üç felaketten korudu
Allahü teâlâ, sizi şu üç felaketten korudu:
1- Peygamberiniz, size beddua edip, topyekûn helak olmaktan,
2- Ehl-i bâtılın, ehl-i hakka galip gelmesinden,
3- Sapıklık üzere ittifak etmekten. (Ebu Davud)
İmandan olan şeyler
Üç şey imandandır:
1- Hayâ,
2- Haramdan sakınmak,
3- Haklı olduğunda ısrar etmemek. (Câmi-üs-sagir)
Münafıklık alameti
Üç şey münafıklık alametedir:
1- Müstehcen konuşmak,
2- Hayâsızlık,
3- Cimrilik. (Câmi-üs-sagir)
Geciktirilmeyenler
Üç şey geciktirilmez:
1- Vakti girince namazı kılmak,
2- Hazır olunca cenazeyi defnetmek,
3- Dengini bulunca, kız veya dulu evlendirmek. (Tirmizi)
Ortak olan ve olmayan
Allahü teâlâ buyuruyor ki:
Ey Âdemoğlu, şu üç şeyin, biri senin, biri benim, biri de
aramızda ortaktır:
1- Kulluk edip, bana hiçbir şeyi ortak koşmamak sana
mahsustur.
2- İşlediğin amelin karşılığını vermek bana mahsustur.
3- Aramızda ortak olan, senin dua etmen, benim de, bunu kabul
etmemdir. (Taberani)
Yola çıkılan üç mescit
Yalnız üç mescit için yola çıkılır:
1- Benim mescidim,
2- Mescid-i Haram,
3-Mescid-i Aksa. (Buhari)
Bu ümmetin üstünlüğü
Allahü teâlâ başka ümmetlere vermediği üç şeyle bizi üstün
kıldı:
1- Saflarımızı meleklerin safları gibi kıldı.
2- Yeryüzünün her tarafı bize mescit kılındı.
3- Su bulunmayınca, toprağı [teyemmüm için] bize temizleyici
kıldı. (Nesai)
Uygunsuz hareketler
Şu üç şey, uygun değildir:
1- İmamın, sadece kendisine dua etmesi,
2- İzinsiz başkasının evinin içine bakmak,
3- Abdesti sıkışık iken namaz kılmak. (Tirmizi)
Zararı sahibine döner
Üç şeyin zararı sahibine döner:
1- Zalimin zulmü,
2- Düzenbazın hilesi,
3- Sözünde durmayanın vefasızlığı. (Hatib)
Büyük bela
Şu üç kimse, başa beladır:
1- İyilikten anlamayan, kötülüğü affetmeyen âmir,
2- Hayrı görmeyip, gördüğü kusuru yayan zâlim,
3- Yanında iken, eziyet eden, yokluğunda hıyanet eden kadın.
(Taberani)
Üç büyük günah
Şu üç şeyi yapan, büyük günah işlemiş olur:
1- Haksız yere açılmış bir bayrak etrafında toplanan,
2- Ana babaya isyan eden,
3- Zalime yardım eden. (Taberani)
Üç şeyden korkarım
Şu üç şeyden korkarım:
1- Hakkı tanıdıktan sonra dalalete düşmek,
2- Dalalete sürükleyen fitneler,
3- Boğazına ve cinsi şehvete düşkün olmak. (Deylemi)
Kalbe sıkıntı verir
Üç şey kalbe sıkıntı verir:
1- Yemeği sevmek,
2- Uykuyu sevmek,
3- Rahatı sevmek. (Deylemi)
Acıklı azap
Şu üç kişiye acıklı azap vardır:
1- Eteklerini yerde sürüyerek yürüyen kibirli,
2- Verdiğini başa kakan,
3- Malını yalan yere yeminle satan. (Müslim)
Elim azap
Şu üç kişiye kıyamette elim bir azap vardır:
1- Yetimi okuturken ezen hoca,
2- İhtiyacı yok iken dilencilik yapan,
3- Sultana dalkavukluk yapan. (Rafii)
Helak olan üç kişi
Şu üç kişi helak olmuştur:
1- Çok kibirlenen,
2- Allah’ın varlığından şüphe eden,
3- Allah’ın rahmetinden ümit kesen. (Buhari)
Cennet haramdır
Şu üç kişiye Cennet haramdır:
1- İçkiye müptela olana,
2- Ana babasına âsi olan evlada,
3- Aile ve yakınlarını korumayan, kıskanmayan deyyusa. (İ.
Ahmed)
Cennete girer
Şu üç şeyden uzak olan, sorgusuz Cennete girer:
1- Kibir,
2- Kul borcu,
3- Hıyanet. (Nesai)
İmanın tadını bulur
Şu üç kimse, imanın tadını bulur:
1- Allah’ı ve Resulünü her şeyden daha çok seven,
2- Sevdiğini, yalnız Allah için seven,
3- İmana kavuştuktan sonra, küfre düşmeyi, ateşe düşmekten
tehlikeli bilen. (Buhari)
Ayıp olarak yeter
Şu üç huy, kişiye ayıp olarak yeter:
1- Kendi kusurunu görmeyip, başkalarındaki aynı kusuru
görmesi,
2- Kendi utanç verici halini görmeyip, başkalarının aynı
durumundan utanç duyması,
3- Oturup kalktığı kimselere sıkıntı vermesi. (Taberani)
Helak olan üç kişi
Şu üç kişide ihlâs yoksa helak olur:
1- Cömert,
2- Cesur,
3- Âlim. (Hâkim)
İnsanların kötüsü
İnsanların en kötüsü şu üç kimsedir:
1- Ana babaya karşı kibirli olup, onlara hakaret eden,
2- Fitne, fesat çıkaran,
3- Karı kocanın arasını açıp sonra, o kimsenin karısına sahip
olan. (Ebu Nuaym)
Rahmetle nazar etmez
Allahü teâlâ, Kıyamette şu üç kişiye rahmetle nazar etmez:
1- Alış verişinde yalan söyleyerek fahiş fiyatla mal satana,
2- Gelişigüzel her şeye yemin edene,
3- Kendisinde su olduğu halde, başkasına vermeyene. (Ey
Oğul İlmihali)
Şiddetli azap
Şu üç kişiye şiddetli azap edilir:
1- Zina eden ihtiyara,
2- Yalan söyleyen idareciye,
3- Kibirli fakire. (Müslim)
Eşcinseller
Ahir zamanda eşcinseller üç sınıf olur:
1- Konuşarak, yüzüne bakarak yetinenler,
2- Tokalaşıp, kucaklaşarak yetinenler,
3- Bu işi bizzat yapanlar. (Deylemi)
Allah’ın düşmanları
Allahü teâlâ buyuruyor ki:
Kıyamet günü şu üç kişinin hasmıyım:
1- Benim adımı anarak söz verip, sözünden dönen,
2- Hür insanı köle diye satan,
3- İşçinin ücretini vermeyen. (Buhari)
Gıybeti haram olmayanlar
Şu üç kişinin gıybeti haram değildir:
1- Açıkça günahı işlemekten sıkılmayan,
2- Zâlim idareci,
3- Bid’at sahibi. (İ. Ebiddünya)
Bakmak ibadettir
Şu üç şeye bakmak ibadettir:
1- Ana babanın yüzüne,
2- Mushafa,
3- Denize. (Ebu Nuaym)
Dua eden
Dua eden, şu üç şeyden birine kavuşur:
1- Günahı affedilir,
2- İyilikleri artar,
3- Kabul edilmiş ibadet sevabı alır. (Deylemi)
Reddedilmeyen dua
Üç dua reddedilmez:
1- Ana babanın evladına duası,
2- Oruçlunun duası,
3- Yolcunun duası. (Beyheki)
Nimetlere kavuşur
Şu üç şeyi yapan, dünya ve ahirette bol nimetlere kavuşur:
1- Belaya karşı sabreden,
2- Kadere razı olan,
3- Refah ve bollukta dua eden. (Deylemi)
Üç hürmeti gözeten
Allah’ın şu üç hürmeti gözetenin, dini ve dünyası muhafaza
edilir:
1- İslamiyete hürmet,
2- Resulullaha hürmet,
3- Resulullahın nesline hürmet. (Taberani)
İyilik hazinesi
Şu üç şeyi gizlemek, iyilik hazinesidir:
1- Hastalığı,
2- Musibeti,
3- Sadakayı. (Taberani)
Sevilmek için
Şu üç şey, seni arkadaşına sevdirir:
1- Karşılaştığında selam vermek,
2- Bir toplulukta otururken, gelince ona yer vermek,
3- Onu sevdiği ismiyle çağırmak. (Taberani)
İmandandır
Şu üç şey imandandır:
1- Azdan da vermek,
2- Tanıdığı, tanımadığı, her Müslümana selam vermek,
3- Kendi aleyhine de olsa, adil davranmak. (Bezzar)
İmanın tadını duyar
Şu üç şeyi yapan, imanın tadını duyar:
1- İhlâsla (La ilahe illallah) diyen,
2- Severek zekâtını veren,
3- Nefsini tezkiye eden, yani, nerede olursa olsun, Allah’ın
kendisi ile beraber olduğunu bilen. (Hâkim)
Güzel huylar
Üç şey Allah katında güzel huylardandır:
1- Zulmedeni affetmek,
2- Vermeyene vermek,
3- İrtibatını kesenle, iyi ilişkiler kurmak. (Taberani)
Allah’ın himayesinde
Şu üç haslete sahip olan, Allahü teâlânın himayesinde olur:
1- Bir şey verene teşekkür eden,
2- Güçlü iken affeden,
3- Öfkesine hâkim olan. (Beyheki)
Cennete girer
Şu üç haslet sahibi Cennete girer:
1- Zayıflara, güçsüzlere merhamet eden,
2- Ana babaya şefkat gösteren,
3- Emri altındakilere iyilik eden. (Tirmizi)
Üç nimet
Şu üç nimet sahibi, Davud aleyhisselamın ailesine verilen
nimetlere kavuşmuş sayılır:
1- Kızdığına da, sevdiğine de, adaletli davranan,
2- Fakirken de, zenginken de, iktisatlı davranan,
3- Gizlide de, açıkta da, Allah’tan korkan. (Hâkim)
Dünya nimetleri
Şu üç şey dünya nimetlerindendir:
1- Uygun bir binek [vasıta],
2- Saliha hanım,
3- Rahat bir ev. (İ. Ebi Şeybe)
Sabır
Sabır üç çeşittir:
1- Musibete karşı sabır.
2- İbadetlere karşı sabır.
3- Haramlardan sakınmada sabır. (Ebu-ş-şeyh)
Ebdalden sayılır
Şu üç haslet sahibi ebdal denilen evliyadan sayılır:
1- Kazaya rıza gösteren,
2- Haram işlememekte sabreden,
3- Allah rızası için öfkelenen. (Deylemi)
Allah’a tazim
Şu üç şeye ikram eden, Allahü teâlâya tazim etmiş olur:
1- Müslüman olarak ihtiyarlayana,
2- Kur’an-ı kerimi ezberleyene,
3- İlim sahibine ikram edene. (Ramuz)
Devam eden üç amel
İnsan ölünce, şu üç şey hariç ameli kesilir:
1- Sadaka-i cariye,
2- Faydalı ilim,
3- Salih evlat. (Buhari)
Cennet ehli
Şu üç şeyi Cennet ehli yapar:
1- İlim öğrenmek için çalışır,
2- Ölülere merhametli olur,
3- Fakirleri sever. (Deylemi)
Cimri sayılmaz
Şu üç şeyi yapan cimri sayılmaz:
1- Zekâtını veren,
2- Misafire ikram eden,
3- Darda kalana yardım eden. (Taberani)
Himayeye girenler
Şu üç kişi kıyamette Allah’ın himayesine girer:
1- Allah yolunda kınanmaktan korkmayan,
2- Helal olmayana el uzatmayan,
3- Harama bakmayan. (İsfehani)
Kâmil iman
Şu üç haslet sahibinin imanı kâmildir:
1- Allah yolunda kınanmaktan korkmayan,
2- İbadetine riya karıştırmayan,
3- İki işten, ahiret için olanı, dünya için olana tercih eden.
(Deylemi)
Cennete girer
Şu üç sözü, ihlâsla söyleyen Cennete girer:
1- Rabbimin Allahü teâlâ olduğuna razıyım.
2- Dinimin Müslümanlık olduğuna razıyım.
3- Peygamberimin Muhammed aleyhisselam olduğuna razıyım.
(İ. Ahmed)
Ateş görmeyen gözler
Şu üç göz, Kıyamette Cehennem ateşini görmez:
1- Allah korkusundan ağlayan göz,
2- Allah yolunda gözcülük eden göz,
3- Haramlara bakmaktan sakınan göz. (Taberani)
Sevabı en çok olan amel
Sevabı en çok olan üç amel şunlardır:
1- Her durumda Allah’ı zikretmek,
2- Herkese karşı insaflı davranmak,
3- Din kardeşinin maddi sıkıntısını gidermek. (İ. Mübarek)
Üç hak
Müslümanın Müslüman üzerindeki üç hakkı şudur:
1- Hasta ise, ziyaret etmek,
2- Cenazesine katılmak,
3- Aksırıp Elhamdülillah derse, Yerhamükellah demek.
(Buhari)
En değerli üç şey
Öyle bir zaman gelecek ki, şu üç şeyden değerli bir şey
olmayacak:
1- Helal para,
2- İhlâslı bir din kardeşi,
3- Sünnete uymak. (Taberani)
İlim
İlim üç türlüdür:
1- Açıklayıcı bir kitap,
2- Eskiden beri gelen dine uygun âdet,
3- Bilmiyorum demek. (Deylemi)
Göze cila verenler
Şu üç şeye bakmak göze cila verir:
1-Yeşilliğe,
2- Akarsuya,
3- Güzel yüze. (Berika) [Buradaki güzel yüz, bakması helal olan
kimselerin yüzüdür. Yabancı kadınlara, kızlara bakmak, gözü
zayıflatır ve kalbi karartır.]
Bedeni besler
Şu üç şey, bedeni besler:
1- Güzel koku,
2- Yumuşak kumaştan güzel elbise,
3- Bal yemek. (S. Ebediyye)
Kıymetli müminler
Kıymetli müminler üç sınıftır:
1- Allah’a ve Resulullaha inanıp, mal ve canı ile Allah yolunda
mücahede edenler,
2- Kendisinden, insanların, malı ve canı hususunda emin
oldukları kimseler,
3- Nefsinin tamah ettiği şeyi, Allah için terk edenler. (İ.Ahmed)
Şefaat edenler
Kıyamette üç sınıf insan şefaat eder:
1- Enbiya [peygamberler],
2- Ulema [âlimler],
3- Şüheda [şehitler]. (İbni Mace)
Allah’ın himayesinde
Şu üç kişi Allah’ın himayesindedir:
1- Camiye gitmek için yola çıkan,
2- Allah yolunda savaşa çıkan,
3- Hac için yola çıkan. (Ebu Nuaym)
Yüz çevir!
Şu üç kimseden yüz çevirmek gerekir:
1- Açıktan günah işleyenden,
2- Zalim idareciden,
3- Bid’at ehlinden. (İ. Ebiddünya)
Cehennem yakmaz
Şu üç kişiyi Cehennem ateşi yakmaz:
1- Kocasına itaat eden kadın,
2- Ana babasına itaat eden evlat,
3- Kocasını kıskanıp sabreden kadın. (Ebu-ş-şeyh)
Ancak münafık küçümser
Şu üç kimsenin hakkını ancak münafık olan küçümser:
1- Saçını Müslüman olarak ağartan,
2- İlim sahibi olan,
3- Adil idareci. (Taberani)
Üç kişiye yer verilir:
Şu üç kişiye yer verilir:
1- Yaşından dolayı ihtiyara,
2- İlminden dolayı âlime,
3- Sultanlığından dolayı âdil hükümdara. (Deylemi)
Rahmete kavuşanlar
Allahın rahmeti, şu üç kişiye yağar da yağar:
1- Namaz için saf tutana,
2- Gece yarısı namaz kılana,
3- Yalın kılıç, Allah yolunda savaşana. (İbni Mace)
Arşın gölgesinde
Şu üç kimse, Kıyamette, Arşın gölgesinde gölgelenir:
1- Emin tüccar,
2- Adil idareci,
3- Hep namaz vakitlerini gözleyen. (Hakim, Deylemi)
Melekler istiğfar eder
Üç kişi için melekler istiğfar eder:
1- İlim öğreten,
2- İlim öğrenen,
3- Cömert olan. (Ebu-ş-şeyh)
Dört maddeli hadis-i şerifler
Saadet olan dört şey
Şu dört şey saadettir:
1- Saliha kadın,
2- Rahat ev,
3- İyi komşu,
4- İyi binek. (Hâkim)
Cennete girer
Şu dört şeyden sakınan Cennete girer:
1- Cana kıymak,
2- Haram yemek,
3- Zina etmek,
4- İçki içmek. (Bezzar)
İmanı giderir
Dört şey imanın gitmesine sebep olur:
1- Bildiği ile amel etmemek,
2- Bilmediği ile amel etmek,
3- Bilmediğini öğrenmekten çekinmek,
4- Öğreneni de, bundan yasaklamak. (İslam Ahlakı)
Dünyaya insen
Allahü teâlâ, (Dünyaya insen, ne iş yapardın?) diye
sorduğunda, Cebrail aleyhisselam, şu dört şeyi yapacağını bildirdi:
1- Susamış kimselere su verirdim,
2- Çoluk çocuğu fazla olana yardım ederdim,
3- İki dargının arasını bulurdum,
4- Müslümanların ayıplarını kapatırdım. (İslam Ahlakı)
Allah yardım eder
Şu dört kimseye Allahü teâlâ, yardım eder.
1- Gaziye,
2- Evlenene,
3- Kölelikten kurtulmak isteyene,
4- Hacıya. (İ. Ahmed)
Cennette köşk
Şu dört haslet sahibi, Cennet’te köşklere kavuşur:
1- Tevhid ehli olmak,
2- Günahını müteakip istiğfar etmek,
3- İyilik edince, elhamdülillah demek,
4- Musibet gelince, (İnna lillah ve inna ileyhi raciun) demek.
(Deylemi)
Cuma namazı
Şu dört kişi hariç, Cuma, her Müslümana farzdır:
1- Köleye,
2- Kadına,
3- Çocuğa,
4- Hastaya. (Hâkim)
Seni üzmesin
Şu dört haslet bulunan başka şeye üzülmesin:
1- Doğru konuşmak,
2- Emanete riayet,
3- Güzel ahlaklı olmak,
4- Yiyip içmekte iffetli olmak [Haramdan sakınmak]. (Taberani)
Münafıklık alameti
Şu dört şey, münafıklık alametidir:
1- Yalan söyler,
2- Verdiği sözde durmaz,
3- Ahdine bağlı kalmaz, ihanet eder,
4- Tartışmada haktan ayrılır. (Tirmizi)
Dünya ve ahiret hayrı
Şu dört nimete sahip olan, dünya ve ahiret hayrına kavuşur:
1- Zikreden dile,
2- Şükreden kalbe,
3- Belaya sabırlı bedene,
4- Kendine ve eşine hıyanet etmeyen kadına. (Taberani)
Cennete giremeyenler
Şu dört kişi, [affa veya şefaate uğramadan yahut cezasını
çekmeden] cennete girmez:
1- Devamlı içki içen,
2- Faizcilik yapan,
3- Haksız yere yetim malı yiyen,
4- Ana babasına âsi olan. (Hâkim)
Duası kabul olanlar
Şu dört dua, kabule şayandır:
1- Âdil hükümdarın ettiği dua,
2- Din kardeşine gıyaben edilen dua,
3- Mazlumun zâlime ettiği beddua,
4- Ana babaya edilen dua. (Ebu Nuaym)
Allah buğz eder
Şu dört kişiye, Allah buğz eder:
1- Çok yemin eden satıcı,
2- Kibirli fakir,
3- Zinakâr yaşlı,
4- Zâlim hükümdar. (Nesai)
Cennet hazinesi
Şu dört şey Cennet hazinesidir:
1- Sadakayı gizli vermek,
2- Musibetini gizlemek,
3- Salih akrabayı ziyaret,
4- Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh demek. (Hatib)
Hesaptan kurtulamaz
Kıyamette herkes, şu dört suale cevap vermedikçe hesaptan
kurtulamaz:
1- Ömrünü nerede, nasıl geçirdi?
2- İlmi ile nasıl amel etti?
3- Malı nerede nasıl kazandı, nerelere, nasıl harcadı?
4- Bedenini nerede yordu, hırpaladı? (Taberani)
Sual sorulunca
İlim hazinedir, anahtarı sual sormaktır. Bir sual sorulunca, şu
dört kişi sevaba kavuşur:
1- Suali soran,
2- Suale cevap veren,
3- Bunları dinleyenler,
4- Ne güzel sual soruluyor ve cevap veriliyor diye bunları
sevenler. (Ebu Nuaym)
Vakti değerlendirmek
Akıllı kimse, vaktini dört kısma ayırır:
1- İbadet için,
2- Kendini muhasebe için,
3- Emr-i maruf için,
4- Helâl kazanç için. (Deylemi)
Mutlu olmak için
Kadınla dört hasleti için evlenilir:
1- Malı için,
2- Asaleti için,
3- Güzelliği için
4- Dini için.
Sen dindar olanını tercih et ki, mutlu olasın. (Buhari)
Peygamberlerin sünneti
Şu dört haslet, peygamberlerin sünnetlerindendir:
1- Hayâ,
2- Güzel koku,
3- Evlenmek,
4- Misvak. (Tirmizi)
Dört şeye doymaz
Dört şey, dört şeye doymaz:
1- Göz bakmaya,
2- Toprak yağmura,
3- Kadın kocasına
4- Âlim ilme. (Ebu Nuaym)
Dört haslet
Allahü teâlâ buyurdu ki:
Kullarıma dört haslet verdim:
1- Zahireye güve musallat ettim, yoksa zenginler bunu altın
gümüş gibi saklarlardı.
2- Cesede kokmayı musallat ettim, böyle olmasaydı, dost dostu
hiç gömmezdi.
3- Üzüntüye teselliyi musallat ettim, yoksa nesil kesilirdi.
4- Ecel verip, emeli uzattım. Yoksa [ölüm var, yakında ölürüm
diye] kimse geçim derdine düşmez, dünya, bakımsızlıktan harap
olurdu. (Hatib)
Dört grup
İnsanlar, mal ve ilim yönünden dört gruba ayrılır:
1- Allahü teâlânın mal ve ilim verdiği kimse. O kimse,
Rabbinden korkar Allahın bunda bir hakkı olduğunu bilerek,
akrabalarına iyilik yapar. Bu kimse, en üstün derecededir.
2- Allahü teâlânın mal vermediği; fakat ilim verdiği iyi niyetli
kimse. (Eğer malım olsaydı, malımı Allah yolunda harcardım) diye
düşünür. Bu kimse iyi niyetinden dolayı, birinci gruptaki insan gibi
mükâfat alır.
3- Allahü teâlânın mal verdiği; fakat ilim vermediği kimse. Bu
kimse malını bilgisizce harcar, Allahtan korkmaz, Allahın onda bir
hakkı olduğunu bilmediği için akrabalık haklarını yerine getirmez.
İşte bu kişi, en kötü derecededir.
4- Allahü teâlânın, ne mal ne de ilim verdiği kimse. Bu da, (Eğer
malım olsaydı, üçüncü gruptaki kişi gibi davranırdım) diye düşünür.
Bu da niyetine göre, üçüncü gruptaki gibi günaha girer. (Tirmizi)
Şehitlerin dereceleri
Şehitler dört derecedir:
1- İmanı sağlam olan mümin. Düşmanla karşılaşır, Allah’a
verdiği söze sadık kalarak ölünceye kadar savaşır. İşte bu kimse,
Kıyamette herkesin imrenerek baktığı şehittir.
2- İmanı sağlam korkak mümin. Düşmanla karşılaşır, çok
korkar. Nerden geldiği belli olmayan bir şey ölümüne sebep olur. Bu,
ikinci derecededir.
3- İyi ve kötü ameli olan mümin. Düşmanla karşılaşır, Allah’a
verdiği söze sadık kalarak öldürülünceye kadar çarpışır. Bu üçüncü
derecedir.
4- Günahkâr mümin. Düşmanla karşılaşır. Allah’a verdiği sözde
sadık kalarak öldürülünceye kadar savaşır. Bu da, dördüncü
derecedir. (Buhari)
Faziletli dört gece
Şu dört gece, gündüzü gibi faziletlidir:
1- Kadir gecesi,
2- Arefe gecesi,
3- Berat gecesi,
4- Cuma gecesi. (Deylemi)
Beş maddeli hadis-i şerifler
İslam’ın beş şartı
Müslümanlık beş şey üzerine kurulmuştur:
1- Allahü teâlâya ve Muhammed aleyhisselamın, Onun
Peygamberi olduğuna inanmak,
2- Her gün beş vakit namaz kılmak,
3- Zekât vermek,
4- Ramazan ayında bir ay oruç tutmak,
5- Mekke’ye giderek, ömründe bir kere hac etmek. (Buhari)
Müslümanın beş hakkı
Bir Müslümanın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır:
1- Karşılaşınca, selam vermek,
2- Davet edince, davetine gitmek,
3- Nasihat isterse, yardımcı olmak,
4- Aksırıp Elhamdülillah derse, Yerhamükellah demek,
5- Hastalanırsa ziyaretine, ölürse cenazesine gitmek. (Buhari)
Helak eden beş şey
Ümmetim şu beş şeyi helal saydığı zaman helak olur:
1- Birbirini lanetlemeyi,
2- İpekli giymeyi,
3- Çalgı çalmayı,
4- İçki içmeyi,
5- Erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesini. (Hâkim,
Beyheki)
Cuma günü
Cuma gününde beş haslet vardır:
1- Allah, o günde Âdem’i yarattı.
2- O, Cennetten yeryüzüne o gün indirildi.
3- Cuma günü vefat etti.
4- Kıyamet, Cuma günü kopacaktır.
5- Cuma günü duaların kabul olduğu bir saat vardır. (Buhari)
Resulullahın üstünlüğü
Diğer peygamberlere beş şeyle üstün kılındım:
1- Bütün insanlara peygamber oldum.
2- Şefaatimi, ümmetime ahirette imdat olarak sakladım.
3- Bir aylık mesafeden, düşmanlarıma korku saldım.
4- Yeryüzü bana mescit ve temizleyici kılındı.
5- Ganimetler bana helal kılındı. (Buhari)
Cennetten men olunmaz
Şu beş şey için nasihat edeni Cennetten çevirmezler:
1- Allah için,
2- Dini için,
3- Kitabı için,
4- Resulü için,
5- Bütün Müslümanlar için. (İ. Neccar)
Beş şeyin karşılığı
Beş şey, beş şeyin karşılığıdır:
1- Bir topluluk verdiği sözden dönerse, düşmanları başlarına
musallat olur.
2- Dinin emrine uyulmazsa, fakirlik yaygınlaşır.
3- Fuhuş yaygınlaşırsa, ölümler çoğalır.
4- Ölçü ve tartıda hile yapılırsa, bereketsizlik olur.
5- Zekât verilmezse, yağmurlar kesilir. (Taberani)
Kâmil iman
Şu beş şey imandandır:
1- Allah’ın emrine teslim olmak,
2- Allah’ın takdirine rıza göstermek,
3- İşinin sonunu Allah’a havale etmek,
4- Allah’a güvenmek,
5- Musibete sabır göstermek. (Bezzar)
Peygamberlerin sünneti
Şu beş şey peygamberlerin sünnetlerindendir:
1- Hayâ,
2- Hilm [Yumuşaklık, vakar],
3- Hacamat,
4- Misvak kullanma,
5- Güzel koku sürünme. (Taberani)
İbadet olan beş şey
Beş şey ibadettendir:
1- Az yemek,
2- Camide oturmak,
3- Kâbe’ye bakmak,
4- Mushafa bakmak,
5- Âlimin yüzüne bakmak. (Deylemi)
Cezası dünyada verilir
Şu beş şeyin cezası, hemen dünyada verilir:
1- Zulmün,
2- Hainliğin,
3- Anne babaya eziyetin,
4- Salih akrabalarla ilişkiyi kesmenin,
5- Yapılan iyiliğe nankörlüğün. (İ. Lal)
Ramazanda ihsan edilenler
Allahü teâlâ, diğer ümmetlere vermediği beş şeyi, Ramazanda
ümmetime verir:
1- Ramazanın ilk gecesi, müminlere rahmet eder. Rahmet ettiği
kula hiç azap etmez.
2- Oruçlunun ağız kokusu, Allahü teâlâya, her kokudan daha
güzel gelir.
3- Melekler, Ramazanda her gece ve gündüz, oruç tutanların
affolması için dua eder.
4- Allahü teâlâ, Ramazan-ı şerifte oruç tutanlara, Cennette yer
tayin eder.
5- Ramazan-ı şerifin son günü de, oruç tutan müminlerin
hepsini affeder. (Beyheki)
Acele etmek
Beş şey hariç, acele etmek şeytandandır:
1- Kızını evlendirmek,
2- Borcunu ödemek,
3- Cenaze hizmetlerini tez yapmak,
4- Misafiri doyurmak,
5- Günah işleyince hemen tevbe etmek. (İslam Ahlakı)
Fakire yemek yedirmek
Fakire verilen lokma, o kimseye beş müjde verir:
1- Bir tane idim, beni çoğalttın,
2- Ben küçük iken, beni büyüttün,
3- Düşman iken, beni dost eyledin,
4- Fani, yok olmak üzere iken, beni baki, sonsuz kalıcı eyledin,
5- Şimdiye kadar sen beni muhafaza ederdin. Artık ben seni
muhafaza ederim. (İslam Ahlakı)
Gönlü öldürür
Beş şey gönlü öldürür:
1- Çok yiyip içmek,
2- Çok uyumak,
3- Çok konuşmak,
4- Çok gülmek,
5- Rızk için çok endişe etmek. (M. Ç. Yar-i Güzin)
Kalbi parlatır
Beş şey kalbi parlatır:
1- İhlâs suresini çok okumak,
2- Az yemek,
3- İlim meclisinde bulunmak,
4- Az pişmiş ekmek yemek,
5- Gece namazı kılmak. (M. Ç. Yâr-i Güzin)
Gönlü aydınlatır
Beş şey gönlü aydınlatır:
1- İlim meclisinde oturmak,
2- Yetimin başını okşamak,
3- Seherde çok istiğfar etmek,
4- Çok yiyip içmemek,
5- Çok oruç tutmak. (M. Ç. Yâr-i Güzin)
Gözün nurunu arttırır
Beş şeye bakmak göze cila verir:
1- Kabeye bakmak,
2- Mushafa bakmak,
3- Ana babanın yüzüne bakmak,
4- Âlimin yüzüne bakmak,
5- Akarsuya bakmak. (M. Ç. Yâr-i Güzin)
Kişiyi ihtiyarlatır
Beş şey, kişiyi ihtiyarlatıp çöktürür:
1- Borcu çok olmak,
2- Gamı, kederi çok olmak,
3- Kadının nefesi erkeğe erişmek,
4- Çok koku sürünmek,
5- Çok balgam gelmek. (M. Ç. Yar-i Güzin)
Beş şeyin kıymeti
Beş şeyden önce beş şeyin kıymetini bil!
1- İhtiyarlıktan önce gençliğin,
2- Hastalıktan önce sağlığın,
3- Meşguliyetten önce boş vaktin,
4- Fakirlikten önce zenginliğin
5- Ölmeden önce hayatın kıymetini bil! (Ebu Nuaym)
İbadette hayır bırakmaz
Şu beş şey, oruç ve abdestte hayır bırakmaz:
1- Yalan,
2- Gıybet,
3- Söz taşımak,
4- Harama bakmak,
5- Yalan yere yemin. (Deylemi)
Altı maddeli hadis-i şerifler
Garip olanlar
Altı şey, altı halde gariptir:
1- İçinde namaz kılınmayan mescit,
2- Okunmayan Kur’an-ı kerim,
3- Fâsıklar yanında, Kur’an-ı kerim,
4- Kötü huylu, zalim kocanın yanında, saliha kadın,
5- Kötü huylu kadının elindeki salih koca,
6- Sözünü dinlemeyen kavmin arasındaki âlim. (M. Ç. Yar-i
Güzin)
Cenneti söz vereyim
Şu altı şeyi koruyacağınıza söz verin; ben de Cennete
girmenize kefil olayım:
1- Namazı,
2- Zekâtı,
3- Emaneti,
4- Namusu,
5- Mideyi,
6- Dili. (Taberani)
Altı şey güzeldir
Altı şey güzeldir, ama şu altı sınıf insanda olursa, daha
güzeldir:
1- Adalet güzeldir, âmirde olursa, daha güzeldir.
2- Cömertlik güzeldir, zenginde olursa, daha güzeldir.
3- Vera güzeldir, âlimde olursa, daha güzeldir.
4- Sabır güzeldir, fakirde olursa, daha güzeldir.
5- Tevbe güzeldir, gençte olursa, daha güzeldir.
6- Hayâ güzeldir, kadında olursa, daha güzeldir. (Deylemi)
Altı haslet
Şu altı haslet hayırdandır:
1- Allah’ın düşmanlarıyla cihat etmek,
2- Yaz günü oruç tutmak,
3- Musibete sabr-ı cemil göstermek,
4- Haklı olduğu halde, tartışmayı bırakmak,
5- Bulutlu günde namazı erken kılmak,
6- Kış günleri, abdesti güzel almak. (Beyheki)
Amelleri yok edenler
Şu altı şey amelleri mahveder:
1- Halkın ayıbı ile meşgul olmak,
2- Kalb katılığı,
3- Dünya sevgisi,
4- Hayâ azlığı,
5- Uzun emel,
6- Zulme devam etmek. (Deylemi)
Cehenneme girenler
Şu altı kişi, [affa veya şefaate uğramazsa] sorgusuz sualsiz
Cehenneme girer:
1- Zulmü yüzünden âmir,
2- Irkçılık yüzünden Arap,
3- Kibri yüzünden köy muhtarı,
4- Yalanı yüzünden tüccar,
5- Hasedi yüzünden âlim,
6- Hasisliği yüzünden zengin. (Ebu Ya’la)
Allah kefildir
Şu altı yerin birinde bulunan mümine, Allahü teâlâ kefildir.
1- Mescitte,
2- Cemaatte,
3- Hasta ziyaretinde,
4- Cenazede,
5- Kendi evinde,
6- Âdil hükümdarın yanında. (Taberani)
Yedi maddeli hadis-i şerifler
Himaye edilenler
Kıyamette, Allahü teâlâ, şu yedi kişiyi himaye eder:
1- Âdil idareciyi,
2- Allah’a ibadetle yetişen genci,
3- Namaz için gönlü camiye bağlı olanı,
4- Allah için birbirini seven, Allah için buluşup, Allah için
ayrılanları,
5- Güzel, zengin ve mevki sahibi bir kadın, günaha davet
edince, Allah’tan korkup onu reddedeni,
6- Sadakayı gizli vereni,
7- Yalnızken Allah’ı anıp ağlayanı. (Buhari)
Yedi kişiye lanet eder
Bütün peygamberler, şu yedi kişiye lanet eder:
1- Allah’ın kitabına ilave yapmaya çalışana,
2- Kaderi inkâr edene,
3- Haramı helal görene,
4- Evlenmesi haram olan ile evlenmeyi helal görene,
5- Sünnetimi [dinimi] terk edene,
6- Ganimet mallarını dağıtmayana,
7- Allah’ın zelil kıldığını yükseltmek, aziz kıldığını da alçaltmak
için güç kullanaran zalime. (Taberani)
Emredilenler
Size şu yedi şeyi emrediyorum:
1- Cenazeye iştiraki,
2- Hastayı ziyareti,
3- Davete icabeti,
4- Zulme uğramyana yardımı,
5- Yemini yerine getirmeyi,
6- Selamlaşmayı,
7- Aksırıp, Elhamdülillah diyene, Yerhamükellah demeyi.
(Buhari)
Kullanması caiz olmayanlar
Şu yedi şeyi kullanmak caiz değildir:
1- Gümüş kap,
2- Altın yüzük,
3- İpek,
4- Atlas,
5- İbrişimli elbise,
6- Kalın atlas,
7- Eyer üzerine konulan ipekli şilte. (Buhari)
[Kadın için altın yüzük ve ipekli elbise caizdir]
Cehenneme gidecekler
Tevbe etmezlerse, şu yedi kimse, Cehenneme girer:
1- İstimna eden,
2- Livata yapan,
3- Livata yaptıran,
4- İçki içen,
5- Ana babasını döven,
6- Komşusuna sıkıntı veren,
7- Komşusu ile zina eden. (Beyheki)
Yedi yerde
Şu yedi yerde namaz kılmamalıdır:
1- Beytullah’ın üstünde,
2- Kabristanda,
3- Mezbelede.
4- Mezbahada,
5- Hamamda,
6- Deve yatan yerde,
7- Cadde ortasında. (İbni Mace)
Sekiz maddeli hadis-i şerifler
Allah’ın buğz ettiği kimseler
Allahü teâlâ, Kıyamette şu sekiz insana, çok buğz eder:
1- Yalancıya,
2- Kibirliye,
3- Müslümanın yüzüne gülüp, içinden kin besleyene,
4- Allah ve Resulünün emrine yavaş, şeytanın isteklerine hızla
koşana,
5- Hakkı olmadığı halde, en ufak bir dünyalığa, yeminle sahip
çıkana,
6- Söz götürüp getirene,
7- Dostların arasını açana,
8- Suçsuzun ayağını kaydırmak isteyene. (Ebu-ş-şeyh)
Doymayan sekiz şey
Sekiz şey, sekiz şeye doymaz:
1- Göz bakmaya,
2- Yer yağmura,
3- Kadın kocasına,
4- Âlim ilme,
5- Talip sual sormaya,
6- Haris, mal yığmaya,
7- Deniz suya,
8- Ateş oduna. (M. Ç. Yâr-i Güzin)
Aşağıdaki sözler kelâm-ı kibardır:
Sekiz süs
Hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık buyurdu ki:
Sekiz şey, sekiz şeyin ziyneti, süsüdür:
1- İffet, fakirin süsüdür,
2- Şükür, zenginliğin süsüdür,
3- Sabır, belanın süsüdür,
4- Tevazu, asaletin süsüdür,
5- Hilm, ilmin süsüdür,
6- Çok ağlamak, Allah korkunun süsüdür,
7- Başa kakmamak, ihsanın süsüdür,
8- Huşu, namazın süsüdür. (M. Ç. Yâr-i Güzin)
Sekiz bağış
Hazret-i Ömer buyurdu ki:
Sekiz şeyi yapan, sekiz şeye kavuşur:
1- Lüzumsuz konuşmayı terk eden, hikmete kavuşur,
2- Lüzumsuz bakmayı terk eden, huşua kavuşur,
3- Lüzumsuz yiyip içmeyi bırakan, ibadetin lezzetini duyar,
4- Gülmeyi terk eden, heybet kazanır,
5- Mizahı terk eden, güzellik ve tatlılık kazanır,
6- Dünya sevgisini terk eden, ahiret sevgisini kazanır,
7- Başkalarının ayıbı ile meşgul olmayı terk eden, nefsinin
ayıplarını düzeltir,
8- Allahü teâlânın zatını düşünmeyi bırakan, nifaktan korunur.
(M. Ç. Yâr-i Güzin)
Dokuz maddeli hadis-i şerifler
Dokuz büyük günah
Şu dokuz şey, büyük günahtır
1- Şirk koşmak,
2- Katillik,
3- Hırsızlık,
4- Ana-babaya isyan,
5- Yetim malı yemek,
6- Zina,
7- Faiz,
8- İffetli kadına zina isnat etmek,
9- Savaştan kaçmak. (Nesai)
Emredilen dokuz şey
Rabbim dokuz şey emretti:
1- Gizli ve açık Allah'tan korkmayı,
2- Öfkeli iken de, adaletli söz söylemeyi,
3- Fakirlik ve zenginlikte de, iktisada riayet etmeyi,
4- İrtibatını kesene, sıla-ı rahm yapmayı,
5- Vermeyip mahrum edene de, vermeyi,
6- Zulmedeni affetmeyi,
7- Susmanın tefekkür olmasını,
8- Konuşmanın zikir ve bakışın ibret olmasını,
9- Marufu emretmeyi. (Rezin)
Hataların başı
Hataların başı üçtür. Üçünden altı hata daha doğdu. Hepsi
birlikte dokuz oluyor:
1- Kibir,
2- Hırs [tamah, açgözlülük],
3- Haset,
4- Tokluk,
5- Uyku,
6- Rahatlık,
7- Mala muhabbet,
8- Övünmek,
9- Baş olma sevdası. (M.C. Yâr-i Güzin)
Kabir suali olmayanlar
Şu dokuz mümine kabir suali olmaz:
1- Şehit,
2- Düşman karşısında nöbette iken ölen,
3- Veba, kolera gibi bulaşıcı hastalıktan ölen,
4- Bulaşıcı hastalıklar yayılınca, kaçmayıp, sabr ederek başka
sebeple ölen,
5- Sıddıklar,
6- Baliğ olmayan çocuklar,
7- Cuma günü veya gecesi ölenler,
8- Her gece Tebareke suresini okuyanlar,
9- Ölüm hastalığında İhlâs suresi okuyanlar. (Cami-üs-sagir
şerhi)
On maddeli hadis-i şerifler
Noksan olan zarardadır
İslamiyet on kısımdır, biri noksan olan, zarardadır:
1- Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah demek,
2- Namaz kılmak,
3- Zekât vermek,
4- Oruç tutmak,
5- Haccetmek,
6- Cihad etmek,
7- Emr-i maruf,
8- Nehy-i anil münker,
9- Cemaatten ayrılmamak,
10- Taat. (Taberani)
On şey sünnettir
Şu on şey sünnettir:
1- Bıyığı kısaltmak,
2- Sakalı uzatmak,
3- Misvak kullanmak,
4- Abdestte mazmaza [Ağza su vermek],
5- Abdestte istinşak [Burna su vermek],
6- Tırnak kesmek,
7- Ayak parmaklarını yıkamak,
8- Koltuk altını temizlemek,
9- Kasıkları temizlemek,
10- Su ile istinca. (Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud,
Tirmizi)
Misvak kullanmak
Misvakta on haslet vardır:
1- Ağız kokusunu giderir,
2- Diş etlerini kuvvetlendirir, çürümeyi de önler
3- Balgamı keser, safrayı temizler
4- Mideye sıhhat verir,
5- Göze cila verir,
6- Allahü teâlâyı razı eder,
7- Şeytanı gazaba getirir,
8- Hafaza meleklerini sevindirir,
9- Sevabı artırır,
10- Sünnete uymuş olur. (Ebu Nuaym)
Cennetlik on kişi
On kişi cennettedir:
1- Ebu Bekr,
2- Ömer,
3- Osman,
4- Ali,
5- Talha,
6- Zübeyr,
7- Abdurrahman bin Avf,
8- Sad bin Ebi Vakkas,
9- Ebu Ubeyde bin Cerrah
10- Said bin Zeyd (Tirmizi, İbni Mace)
Yasin-i şerifteki on bereket
Yasin-i şerif okuyun. Onda, on bereket vardır:
1- Aç okursa, doyar.
2- Çıplak, okursa, giyinir.
3- Bekâr okursa, evlenir.
4- Korkan okursa, emin olur.
5- Mahzun okursa, ferahlar.
6- Misafir okursa, seferde yardım görür.
7- Kayıp olan bulunur.
8- Hasta okursa, şifa bulur.
9- Ölü için okunursa, azabı hafifler,
10- Susayan okursa, suya kavuşur.(Deylemi)
Âyetlerin tasnifi
Kur’an-ı kerimdeki âyetler on kısımdır:
1- İkaz edici,
2- Müjdeleyici,
3- Nâsih [Hükümsüz bırakan âyetler],
4- Mensuh [Hükmü kalkan âyetler],
5- Nasihat [Öğüt verenler],
6- Temsil [Örnekli olanlar],
7- Muhkem [Hükmü kesin olanlar],
8- Müteşabih [Tevili gerektirenler],
9- Helâli bildirenler,
10- Haramı bildirenler. (Ebu Nasr)
Kâfirlere benzemek
Şu on şeyi yapan, kâfirlere benzemiş olur:
1- Müslümanların ortak malını zimmetine geçiren,
2- Büyücü,
3- Deyyus,
4 - Hanımına arkadan yaklaşan.
5 - İçki içen,
6 - Zekâtını vermeyen,
7 - Hacca gitmeden ölen,
8 - Fitne çıkaran,
9 - Müslümanlarla savaşan düşmana, silah satan,
10- Mahrem akrabası ile evlenen. (İ.Asakir)
Kavun ve karpuzda özellikler
Kavun ve karpuzda şu on özellik var:
1- Yemek,
2- İçmek,
3- Koku,
4- Meyve,
5- Çöven, [kir temizleyen bir bitki]
6- Mesaneyi temizler,
7- Mideyi temizler,
8- İç hastalıklarına iyi gelir,
9- Cinsi kudreti artırır,
10- Cildi temizler. (Deylemi)
On büyük alamet
On alâmet çıkmadan kıyamet kopmaz:
1- Deccal,
2- İsa’nın inmesi,
3- Güneşin batıdan doğması,
4- Dabbet-ül-arz,
5- Yecüc ve Mecüc,
6- Duman,
7- Doğuda, batıda ve Arabistan’da yere batışlar,
8-Yemenden bir ateşin çıkması, (Müslim)
9- Kâbe’nin yıkılması, (Buhari)
10- Mehdi’nin gelmesi. (Tirmizi, İbni Mace, İ. Ahmed)
Lanetlenen on kişi
Şarap ile ilgili şu on kişi lanetlenmiştir:
1- Şarap için üzüm sıkan,
2- Sıktıran,
3- İçen,
4- Taşıyan,
5- Kendisine taşınan,
6- Dağıtan,
7- Satan,
8- Parasını yiyen,
9- Satın alan,
10- Kendisi için satın alınan. (Tirmizi)
Onda dokuzu
Sual: Din kitaplarında, (Şu on kısımdır, dokuzu şundadır) gibi
ifadeler geçiyor. Onda dokuzu ne demektir?
CEVAP
Bir şeyin önemini, yani fayda ve zararını, iyilik ve kötülüğünü
belirtmek için, bir şey on parçaya ayrılırsa, dokuzu şöyledir denir. O
dokuz şey veya o dokuzun bulunduğu kimse, büyük nimette veya
büyük tehlikededir, buna çok dikkat etmeli demektir.
Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Hikmet [faydalı şeyler], on kısımdır; dokuzu, uzlet, biri az
konuşmaktır) [Beyheki]
(Hayâ on kısımdır, dokuzu kadınlarda, biri erkeklerdedir.)
[Deylemi]
(Hikmet, on kısımdır, dokuzu Ali’de, biri diğer
insanlardadır.) [Ebu Nuaym]
(Rızık on kısımdır, dokuzu ticarette, biri de
hayvancılıktadır.) [İbni Sa’d]
(İbadet on kısımdır; dokuzu helal kazanmak, biri diğer
ibadetlerdir.) [Beyheki]
(İbadet on kısımdır; dokuzu sükûtta, biri helâl kazançtadır.)
[Deylemi]
(Cömertlik on kısımdır; dokuzu Sudan’da biri diğer
yerlerdedir.) [Hatib]
(Cimrilik on kısımdır; dokuzu Fars’ta [İran’da], biri diğer
insanlardadır.) [Hatib]
(Âfiyet on kısımdır; dokuzu helalden geçimini sağlamakta,
biri de diğer şeylerdedir.) [Deylemi]
(Kibir, on kısımdır; dokuzu Rum’da, biri diğer
insanlardadır.) [Hatib]
Hikmet ehli de buyuruyor ki:
Haset on kısımdır, dokuzu din adamlarındadır.
Dünya sıkıntıları on çeşittir, dokuzu salihlerdedir.
Zillet on kısımdır, dokuzu Yahudilerdedir.
Şehvet on kısımdır; dokuzu kadında, biri erkektedir. (Tefsir-i
kebir)
Bazı hikmetler
Uzun bir hadis-i şerifin bir bölümü şöyledir:
En sağlam kulp, kelime-i şehadettir.
En değerli söz, Allah’ı zikretmektir.
En iyi ilim, faydalanılan ilimdir.
En iyi zenginlik, gönül zenginliğidir.
En iyi azık, takvadır.
En iyi iş, farz olan amelleri yapmaktır.
En şerefli ölüm şehid olarak ölmektir.
En kötü şey, bid’attir.
En kötü mazeret, ölüm anındaki mazerettir.
En kötü pişmanlık, kıyametteki pişmanlıktır.
En kötü kazanç, faizden gelendir.
En büyük hata, yalan söylemektir.
Kötü şiirler, şeytanın nağmeleridir.
Gençlik, bir çeşit deliliktir.
Başkalarından ibret almak, saadettir.
Allahü teâlâ, affedeni affeder.
Öfkesine hâkim olanın mükâfatını verir.
Musibete sabredene kaybettiklerini verir.
Sabredenin sevabını kat kat fazla verir.
Başkasını alaya alanı rezil eder.
Her iş neticesiyle değerlendirilir.
Gelmesi kesin olan şey [ölüm], yakındır. (Beyheki, İbni
Asakir)
Peygamberimizin hayatı
Peygamber efendimizin hayatı için tıklayınız. (İnsanların
Rehberleri > Peygamberimizin hayatı)
Resulullahı tasdik şart
Sual: Bir insan Allah’a inansa, hatta bizim Peygamberimiz hariç
bütün Peygamberlere inansa, Amentü’nün diğer şartlarına da
inansa, bu kimse yine cehennemlik midir?
CEVAP
Evet yine cehennemliktir. Çünkü Allah'a inancında samimi
değildir. Allahü teâlânın bildirdiğinin hepsine inanmak şarttır, birisine
inanılmazsa bu iman olur mu hiç?
Hac ibadeti henüz farz olmadan önce, Resulullah efendimiz
şöyle buyurmuştu:
(Size şunları emrediyorum:
1- Allah’a iman. Allah’a iman nedir biliyor musunuz?
Allah’tan başka mabud olmadığına ve Muhammed’in Onun
peygamberi olduğuna şehadet etmektir.
2- Namazı kılmak,
3- Zekat vermek,
4- Ramazan orucunu tutmak.
5- Aldığınız ganimetlerin beşte birini Allah için vermek.
Bunları sizden sonrakilere de bildirin.) [Buhari, Müslim, Tirmizi,
Nesai, Ebu Davud, İbni Hibban, Taberani]
Dikkat edilirse, Muhammed aleyhisselamın Allah’ın Peygamberi
olduğunu kabul etme şartı bildiriliyor. Kabul etmek ise, beğenip Ona
tâbi olmak demektir. Tâbi olunca da zaten misyonerlerin uydurduğu
böyle kâfirlik iddiaları gündeme bile gelmez, insanın gözü kâfirlikte
olmaz.
Ümmet ne demek?
Sual: Hristiyanlara ve dinsizlere de, ümmet denir mi?
CEVAP
Müslümanlara ümmet-i icabet, gayrimüslimlere ümmet-i davet
denir, fakat ümmet kelimesi tek başına kullanıldığında, ümmet-i
icabet anlaşılır. Bunun için, Hristiyanlara, Yahudilere ve dinsizlere,
tek başına “ümmet” denmez.
Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım
Sual: (Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım) kudsi hadisine,
kim niye karşı çıkıyor?
CEVAP
Resulullahın üstünlüğünü anlamayan veya ona düşman olan
yahut hadis-i şeriflere rastgele uydurma diyenler, karşı çıkar.
Âdem aleyhisselam, Arşta gördüğü nurun mahiyetini sual etti.
Hak teâlâ buyurdu ki:
(Bu nur, gökte Ahmed, yerde Muhammed denilen,
zürriyetinden bir peygamberin nurudur. O olmasaydı, seni de,
yer ve gökleri de yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye]
Allahü teâlâ yine hadis-i kudsilerde buyuruyor ki:
(Ya Âdem, Muhammed aleyhisselamın ismiyle her ne
isteseydin, kabul ederdim. O olmasaydı, seni yaratmazdım.)
[Hâkim]
(Ey Resulüm, İbrahim’i halil [dost], seni de habib [sevgili]
edindim. Senden daha sevgili hiç bir şey yaratmadım. Senin,
benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve
dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.)
[Mevahib-i ledünniyye]
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, ya Rabbi,
Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti.
Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını diğer
insanların duyması için] “Ya Âdem, onu henüz yaratmadım.
Nereden bildin?” buyurdu. Âdem aleyhisselam da, “Arşta, la
ilahe illallah, Muhammedün Resulullah yazılı olduğunu gördüm.
Anladım ki, şerefli isminin yanına, ancak en çok sevdiğinin, en
şerefli olanın ismini layık görürsün” dedi. Allahü teâlâ buyurdu
ki: “Ya Âdem doğru söyledin. O bana insanların en sevgilisidir.
Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim. Eğer Muhammed
aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım.”) [Taberani]
(Allahü teâlâ, İbrahim’i halil edindiği gibi beni de halil
edindi.) [M. Ledünniyye] (Demek ki Resulullah, hem habib, hem
halildir.)
(Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım) kudsi hadisi,
Marifetname’nin ön sözünde, Yusuf-i Nebhani hazretlerinin Envar-ı
Muhammediyye kitabının 13. sayfasında ve İmam-ı Rabbani
hazretlerinin Mektubat’ının 122. mektubunda vardır. Mektubat’ın
farsça haşiyesinde, bu hadisin Deylemi’nin Firdevs’inde bulunduğu
bildirilmektedir. Deylemi de, Buhari ve diğer muhaddisler gibi,
meşhur ve muteber bir hadis âlimidir. Mektubat-ı Rabbani’nin 3.
cildinde, (Sen olmasaydın Cenneti yaratmazdım) ve (O
olmasaydı kâinatı yaratmaz, rububiyetimi izhar etmezdim) kudsi
hadisleri de bildirilmektedir.
Miracda Allahü teâlâ, Resulullaha, (Senden başka her şeyi,
senin için yarattım) buyurunca, Resulullah da, (Ben de, senden
başka her şeyi, senin için terk ettim) dedi. (Mirat-i kâinat)
Âlemlerin rahmet ve uyarıcısı
Sual: Peygamber efendimizi öven âyet-i kerimeler hakkında
bilgi verir misiniz?
CEVAP
Kur’an-ı kerim baştan sona kadar Resulullah efendimizi
övmektedir. Bu konudaki âyet-i kerimelerden bazılarının mealleri
şöyledir:
(Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107]
(De ki, ey insanlar, ben, Allah’ın hepiniz için gönderdiği
Resulüyüm.) [Araf 158]
(Âlemlere [Cin ve insanlara ilahi azap ile] korkutucu [uyarıcı]
olarak Furkanı [Kur’anı] kuluna [Muhammed aleyhisselama]
indiren [Allah’ın şânı] ne yücedir.) [Furkan 1]
(Rabbinin sana verdiği nimetlerle mecnun değilsin. Senin
için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en büyük
ahlak üzeresin.) [Kalem 2-4]
(Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!)
[Duha 5]
(Allah ve melekleri, Nebiye salevat getiriyor, iman edenler,
siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]
(Resullerden kimisini kimisine üstün kıldık.) [Bekara 253]
(Nebilerden bazısını bazısından üstün kıldık.) [İsra 55]
Son iki âyet-i kerime de, peygamberlerden bazısının, diğerinden
üstün olduğunu göstermektedir. Bir hadis-i şerifte de, (Beni
insanların en iyisi bilmeyen kâfirdir) buyuruluyor. (Hatib)
Allahü teâlâ, bütün peygamberlere (Ya Âdem, Ya Musa, Ya
İsa) diyerek ismi ile hitap ederken, Muhammed aleyhisselama, (Ya
eyyühennebiyyu, ya eyyüherresul) diye özel hitap ediyor. Bu hitap
şekli de Onun diğer peygamberlerden üstün olduğunu
göstermektedir.
Fatiha suresinde bildirdiği gibi Allahü teâlâ (Âlemlerin Rabbi)dir.
Resulullah da âlemlerden üstün olduğu için, (Rabbüke), (Rabbike)
yani (Senin Rabbin) buyuruluyor. (Bekara 30, Saffat 180)
Fetih suresinin, (Bütün dinlerden üstün kılmak üzere,
Resulünü hidayet ve hak din ile gönderen Odur) mealindeki 28.
âyeti de Resulünün en üstün olduğunu göstermektedir. Resulullah,
her peygamberden üstün olduğu gibi, eshabı da diğer eshabdan,
ümmeti de diğer ümmetlerden üstündür.
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Muhammed [aleyhisselam], Allah’ın peygamberidir, Onunla
birlikte bulunanlar [Eshab], kâfirlere karşı şiddetli ve birbirlerine
karşı merhametlidir.) [Feth 29]
(Mekke’nin fethinden önce Allah için mal veren ve
savaşanlara, fetihten sonra verenlerden ve savaşanlardan daha
yüksek derece vardır. Bunların dereceleri eşit değildir. Hepsi
için Hüsnayı [Cenneti] söz veriyorum.) [Hadid 10]
(Allah, hepsine hüsnayı [Cenneti] vaad etmiştir!) [Nisa 95]
(Muhacir ve Ensar ile iyilikte onların [Eshabın] izinden
gidenlerden Allah razıdır, onlara Cenneti hazırlamıştır.) [Tevbe
100]
(Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı
ümmetsiniz.) [Al-i İmran 110]
Musa aleyhisselam, bu ümmetin faziletini Tevrat’ta okuyunca,
(Bu hayırlı ümmete beni peygamber olarak gönder) diye dua etti.
Cenab-ı Hak da, (Onlar Ahmed’in ümmetidir) buyurdu. Hazret-i
Musa (Ya Rabbi, Ahmed’in ümmeti için bu kadar nimet ihsan
ettin, beni de onun ümmetinden eyle) diye dua etti. Hazret-i Musa
gibi büyük bir Peygamberin, bu ümmetten olmayı istemesi,
Muhammed aleyhisselamın ve Onun ümmetinin üstünlüğünü
göstermektedir. (Tenvir)
İncil’in aslında Muhammed aleyhisselamın vasıfları, üstünlükleri
yazılıydı. Bunları bilen İsa aleyhisselam da, Musa aleyhisselam gibi,
Muhammed aleyhisselamın ümmetinden olmak için çok yalvardı,
dua etti ve bu duası da kabul oldu. Allahü teâlâ, Onu diri olarak
göğe yükseltti. Kıyamete yakın tekrar yer yüzüne inecek,
Muhammed aleyhisselamın dinine uyacak ve onu yayacaktır.
Bu ümmetin üstünlüğünü bildiren bir hadis-i şerif meali de
şöyledir:
(Allahü teâlâ, bu ümmeti şu üç hâlden emin etti:
1- Bu ümmete Peygamberiniz, [diğer Peygamberlerin
kavimlerine yaptıkları gibi] beddua edip de mahvolacak değildir.
2- Kâfirler, [Ne kadar çok olursa olsun] bu ümmeti
mahvedecek kadar galebe edemez.
3- Bu ümmet dalâlet üzerinde [sapık bir yolda, sapık bir
mezhepte] birleşmez. Allah’ın rahmeti [salih] cemaatle
beraberdir. [Salih] Müslümanların çoğunluğuna tâbi olun. Böyle
Müslümanların çoğunluğundan ayrılan Cehenneme gider.) [Ebu
Davud]
Cennet ehlinin yarısı
Sual: Hazret-i Âdem’den beri binlerce peygamber, binlerce
millet geldi. Onların içinde de iman edenler, Cennete gidecekler
vardır. Cennette bizim peygamberimizin ümmeti mi daha çoktur,
yoksa diğer peygamberlerinki mi?
CEVAP
Diğer peygamberlere inanan kimse çok az oldu. Hatta birçok
peygambere bir kişi bile iman etmedi. Mesela Yahudiler, Hazret-i
Musa’ya çok eziyet ettiler. Hazret-i İsa’yı öldürmeye kalktılar. Sonra
gelenleri, bin Peygamberi şehid etti. Onun için diğer peygamberlerin
iman eden ümmeti az idi. Kıyamete kadar Peygamber efendimize
iman edenlerin, diğer peygamberlere iman edenlerin toplamı kadar
olduğu bildirilmiştir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Siz, ehl-i Cennetin yarısını teşkil edersiniz. Cennete ise
Müslümandan başkası girmez. Siz ise müşriklere göre siyah
öküzdeki beyazlık kadar veya kırmızı öküzdeki siyahlık
kadarsınız.) [Buhari]
Bu hadis-i şerif de Peygamber efendimizin ümmetinin, diğer
peygamberlere iman eden ümmetlerin toplamı kadar olduğunu
göstermektedir.
Kâinatın efendisi
Sual: Peygamber için, niye kâinatın efendisi deniyor, kâinatın
efendisi ve tek hâkimi, onu yaratan Allah değil midir? Peygamber de
olsa, bir insanı bu kadar yüceltmek uygun mu?
CEVAP
Kâinatın efendisi demek, yaratılmışların en üstünü demektir.
Peygamber efendimizi öven, yücelten bizzat Allahü teâlâdır. Üç
âyet-i kerime meali şöyledir:
(Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107]
(Senin için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en
büyük ahlak üzeresin.) [Kalem 2-4]
(Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak
gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmez.) [Sebe 28]
Hiçbir Müslüman, âlemlere rahmet olarak gönderilen
Peygamber efendimizin övülmesinden rahatsız olmaz. Rahatsız
olmak Müslüman olmamanın alametidir.
Âlemlerin peygamberi
Sual: Peygamberimiz, dinli-dinsiz, zenci-beyaz, dünyada
yaşayan herkese mi peygamber olarak gönderildi? Cinlerin
peygamberleri ayrı mıdır?
CEVAP
Peygamber efendimiz, Âdem aleyhisselam yaratılmadan önce
de peygamber olup bütün insanlara gönderilmiştir. İlk yaratılan,
Peygamber efendimizin ruhuydu. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ben yaratılış yönüyle peygamberlerin ilki isem de,
hepsinden sonra gönderildim.) [İ. Gazali]
İki âyet-i kerime meali de şöyledir:
(De ki: Ey insanlar, ben Allah'ın hepinize gönderdiği
resulüm.) [Araf 158]
([Ey Resulüm!] Biz seni bütün insanlara [Cenneti] müjdeleyici
ve uyarıcı [çeşitli azapları haber verici] olarak gönderdik, fakat
insanların çoğu bilmez.) [Sebe 28]
Hâlbuki diğer Peygamberler, kendi milletlerine gönderilmişti. Bir
âyet-i kerime meali:
(Biz, her resulü, bulunduğu kavminin diliyle gönderdik ki,
onlara apaçık anlatsın.) [İbrahim 4]
Bir hadis-i şerif meali:
(Her peygamber yalnız kendi kavmine geldi, ben ise bütün
insanlara gönderildim.) [Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai]
Resulullah efendimiz, insanların olduğu gibi cinlerin de
peygamberidir. Kur'an-ı kerimde, (Âlemlere uyarıcı olması için...)
buyuruluyor. (Furkan 1)
Bütün müfessirler, ("Bütün âlemlere" ifadesine, cin taifesi de
dâhildir) buyuruyorlar. Âlem, Allah'tan başka her şeye, her mahlûka
denir. Bunun için birçok âlim, Peygamber efendimizin meleklere de
gönderildiğini söylemişlerdir. Üç âyet-i kerime meali şöyledir:
(Kur'anı dinleyecek cinlerden bir takımını sana
yöneltmiştik. Onlar Kur'anı dinlemeye hazır olunca, birbirlerine
susun dediler. Kur'anın okunması bitince, her biri birer uyarıcı
olarak milletlerine döndükleri zaman dediler ki: "Ey kavmimiz,
biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan,
gerçeği ve doğru yolu gösteren bir kitap dinledik. Hepiniz
Allah'ın davetçisine [Muhammed aleyhisselama] uyun ve Ona
iman edin ki, Allah da günahlarınızı bağışlayıp sizi acı bir
azaptan korusun.") [Ahkaf 29, 30, 31]
Âlemlere rahmet
Sual: (Yaratılması ve kendisi değil, sadece peygamberliği
rahmettir) denilerek, Enbiya suresinin, (Biz seni ancak âlemlere
rahmet olarak gönderdik) mealindeki 107. âyetinin, (Âlemlere bir
rahmet olmak için, seni elçi gönderdik) diye tevil edilmesi caiz midir?
CEVAP
Asla caiz değildir. (Kendisi değil, peygamberliği rahmettir)
denilerek Resulullahın kendisinin, önemli bir şahsiyet olmadığı
belirtiliyor. Bir insan, vasıflarıyla değer kazanır. Peygamberliği
rahmet olunca kendisi niye rahmet olmasın ki? Peygamberlik
sıradan birine mi verilmiş de, böyle söyleniyor? Âyet-i kerimede
açıkça, (Seni rahmet olarak gönderdik) buyuruluyor. Kendisi
rahmet olarak gelince, peygamberliği de elbette rahmet olur.
İbni Abbas hazretleri, bu âyetin tefsirinde, (Muhammed
aleyhisselam, bütün insanlara rahmettir) buyurmuştur. (Kurtubi)
Seyyid-ül-beşer
Sual: (Peygamber de bizim gibi insandır, ölünce o da bizim
gibi işitmez, Kur’anı getirmekle postacılık görevi bitmiştir) diyen
birisi, delil olarak da, Müminun suresinin 33. ayetini gösterdi.
Peygamberimiz için böyle söylemek caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir. O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
(Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve
dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler
dediler ki: “Bu [peygamber], sadece sizin gibi bir insandır, sizin
gibi yer içer. Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz, hüsrana
uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur.”) [Müminun 33, 34]
Görüldüğü gibi, (O da bizim gibi veya sizin gibi insandır) sözü
kâfirlere aittir. Kâfirlerin sözünü de, ancak süper mezhepsiz olan
söyler. Kâfirler, yiyip içmeyen, melek gibi bir peygamber istiyorlardı.
Resulullah efendimiz, elbette cin ve melek değildir. Beşerdir; ama
seyyid-ül beşer, yani insanların efendisidir. Âlemlere rahmettir.
Bizim gibi değildir, hem Resul, hem de Nebi olan bir peygamberdir.
Kabrinde ölü değildir, işitir ve namaz kılar. Peygamber olmayan
insanlarla, peygamber mukayese edilmez.
Peygamber efendimizi tanımak
Sual: Resulullahı tanımamızdaki ölçü nedir?
CEVAP
Her Müslüman, Peygamber efendimizin güzellik ve
üstünlüklerini ilmi, ihlâsı ve Ona olan sevgisi kadar derece derece
görmekte ve anlayabilmektedir.
Peygamber efendimize vâris olan yüksek İslam âlimleri ise Onu
bütün güzellikleriyle görmüş ve âşık olmuşlardır. Bunların en
başında Ebu Bekr-i Sıddık gelmektedir. O, Resulullah
efendimizdeki nübüvvet nurunu görmekte, Onun üstünlük, güzellik
ve yüksekliklerini idrak ederek, Ona âşık olmakta öyle ileri gitmiştir
ki, başka hiçbir kimse Ebu Bekr-i Sıddık hazretleri gibi olamamıştır.
Bir keresinde, “Bütün iyiliklerimi, sizin bir sehvinize (yanılmanıza)
değişirim” buyurmuştu.
Resulullah efendimizin güzelliğini en iyi görüp anlayan ve
anlatanlardan biri de, müminlerin annesi Hazret-i Âişe idi. Âişe
validemiz âlime, müctehide, akıllı, zeki ve edibe idi. Gayet belig ve
fasih konuşurdu. Kur’an-ı kerimin manalarını, helal ve haramları,
Arap şiirlerini ve hesap ilmini çok iyi bilirdi.
Resulullah efendimizi öven şu iki beyti Âişe validemiz
söylemiştir:
Ve lev semiû fî mısra evsâfe haddihi
Le mâ bezelû fî sevmi yûsufe min nakdin.
Levvâmî zelîhâ lev reeyne cebînehu
Le âserne bilkat'il kulûbi alel eydî.
“Eğer Mısır’dakiler, Peygamber efendimizin yanaklarının
güzelliğini işitmiş olsalardı, güzelliği dillere destan olan Yusuf
aleyhisselamın pazarlığında hiç para vermezlerdi. Bütün mallarını,
onun yanaklarını görebilmek için saklarlardı. Zeliha’yı Yusuf
aleyhisselama âşık oldu diyerek kötüleyen kadınlar Resulullahın
parlak alnını görselerdi ellerinin yerine kalblerini keserlerdi de
acısını duymazlardı.”
Yine Âişe validemiz buyuruyor ki:
“Bir gün Resulullah mübarek nalınlarının kayışlarını çakıyordu.
Ben de iplik eğiriyordum. Mübarek yüzüne baktım. Parlak alnından
ter damlıyordu. Ter damlası, her tarafa nur saçıyordu. Gözlerimi
kamaştırıyordu. Şaşakaldım. Bana doğru bakıp; “Sana ne oldu ki
böyle dalgın duruyorsun?” buyurdu. “Ya Resulallah! Mübarek
yüzündeki nurların parlaklığına ve mübarek alnındaki ter tanelerinin
saçtıkları ışıklara bakarak kendimden geçtim” dedim. Resulullah
kalkıp yanıma geldi. Gözlerimin arasını (alnımı) öptü ve; “Ya Âişe!
Allahü teâlâ sana iyilikler versin! Beni sevindirdiğin gibi, seni
sevindiremedim” buyurdu. Yani, senin beni sevindirmen, benim
seni sevindirmemden çoktur, dedi.” Hazret-i Âişe’nin mübarek
gözlerinin arasını öpmesi, Resulullah efendimizi severek, Onun
cemalini anlayarak gördüğü için aferin ve takdir olmaktadır.
Resulullah efendimizin Kur’an-ı kerimde geçen isimlerinden biri
de Yasin suresindeki Yasin kelimesidir. İslam âlimlerinin
büyüklerinden olan Seyyid Abdülhakim-i Arvasi hazretleri; “Yasin,
ey benim muhabbet deryamın dalgıcı olan habibim, demektir”
buyurmuştur. Bu deryanın ismini duyanlar, uzaktan görenler,
yakınına gelenler, içine girip nasibi kadar derine inenlerin hepsi,
ömürlerinin her safhasında Resulullah efendimizin aşkı ile yanıp
tutuşmuşlar, yanık feryatlar, içli gözyaşları ve yakıcı mısralarla bu
aşklarını dile getirmişlerdir. Bunların içinde en büyük ve
meşhurlarından olan ve bu muhabbet deryasından büyük pay sahibi
olan Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri de Sevgili
Peygamberimize olan muhabbet ve aşkını dile getirdiği
kasidelerinden birinde şöyle demektedir:
Server-i âlem, sana âşık olup da, yanarım!
Her nerede olsam, o güzel cemalin ararım.
Kâbe kavseyn tahtının sultanı sen, ben hiçim,
Misafirinim dersem saygısızlık sayarım.
Her şey cihanda senin şerefine bilirim,
Rahmetin yağsa bana her gün olur baharım.
Herkes Kâbe’yi tavaf için gelir Hicaz’a,
Sana kavuşmak için ben dağları aşarım.
Saadet tacına kavuştum ben rüyada.
Yağın toprağı serpildi yüzüme sanarım.
Dostunu öven âşıkların bülbülü, ey Cami!
Divanında şu yazılar, oluyor, tercümanım.
Dili sarkmış, susuz kalmış, uyuz bir köpek gibi,
Senin ihsan denizinden bir damla arzularım.
Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
(En büyük saadet, iki cihanın en üstün insanı olan Muhammed
aleyhisselama tâbi olmaktır. Cehennem azabından kurtulmak için,
Allahü teâlânın seçtiği sevdiği insanların reisine uymak gerekir.
Cennet nimetlerine kavuşmak, Ona tâbi olanlara mahsustur. Allahü
teâlânın sevgisine kavuşmak için, Ona tâbi olmak şarttır. Ona
uymayanların tevbeleri, zühdleri, tevekkülleri ve duaları kabul olmaz.
Onun yolunda olmayanların zikirleri, fikirleri, şevkleri ve zevkleri
kıymetsizdir. Peygamberler, Onun hayat veren deryasından bir
kadehe kavuşmakla, o derecelere yükselmişlerdir. Evliya, Onun
sonsuz deryasından bir yudum içmekle muratlarına ermişlerdir.
Yeryüzündeki melekler, Onun hizmetçileri, göklerdekiler, âşıklarıdır.
Her şey, Onun şerefine yaratılmış, bütün varlıklar, Onun mübarek
ruhundan feyz almışlardır. Allahü teâlânın varlığını O açıklamış, her
şeyin yaratanı, Onun rızasını almak istemiştir. Ona ve Onun Âline
ve Eshabına bizden dualar olsun. O yüce Peygamber, hepimizden
razı olsun!)
Peygamber efendimizin faziletleri
Sual: Peygamber efendimizin faziletlerini bildirir misiniz?
CEVAP
Mevahib-i ledünniyye ve Mirat-i kâinat kitaplarında bildirilen
faziletlerinden bazıları şöyledir:
Canlılar içinde ilk olarak Muhammed aleyhisselamın ruhu
yaratıldı. Hak teâlâ (Her şeyi senin için yarattım, sen olmasaydın,
hiçbir şeyi yaratmazdım) buyurdu. Tevrat, İncil ve Zebur’da övülüp
müjdelenmiştir.
Âmine validemiz ona hamile olunca, bütün putlar yüzüstü
devrildi. Bütün şeytanlar ve sihir yapan büyücüler âciz kalıp, işlerini
yapamaz oldular. Doğunca da bütün putlar yıkıldı. Doğduğu gece,
Kisra’nın sarayı yıkıldı. Mecusilerin bin yıldan beri yanan ateşi
söndü. Save gölünün suyu kurudu.
Safiye Hatun anlatır:
Doğduğu gece 6 alamet gördüm:
1- Doğar doğmaz secde etti.
2- Başını kaldırıp “La ilahe illallah inni Resulullah” dedi.
3- Her taraf aydınlandı.
4- Yıkayacaktım, biz Onu yıkadık diye bir ses işittim.
5- Göbeği kesilmiş ve sünnet edilmiş gördüm.
6- Sırtında nübüvvet mührü vardı. İki küreği ortasında “La ilahe
illallah Muhammedün Resulullah” yazılı idi.
Çocuk iken, başı hizasında bir bulut gölge yapardı.
Ona salevat okumak âyet-i kerime ile bildirildi. Kelime-i
şehadette, ezanda, ikamette, namazdaki teşehhüdde, birçok
dualarda ve Cennette Allahü teâlâ, Onun ismini kendi isminin
yanına koymuştur.
Allahü teâlâ, Onu kendisine habib [sevgili] yaptı, herkesten
daha çok sevdi.
Kimseden bir şey öğrenmemiş iken, Allahü teâlâ Ona, her ilmi,
her üstünlüğü verdi. Her yerde her zaman mübarek kalbi hep Allahü
teâlâ ile idi.
Allahü teâlâ, bütün peygamberlere (Ya Âdem, ya Musa, ya İsa)
diyerek ismi ile hitap ederken, Ona (Ya eyyühennebiyyu, ya
eyyüherresul) diye özel hitap ediyor.
Namazda otururken, (Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve
rahmetullahi) okuyarak, Ona selam vermek emrolundu. Namazda,
başka bir Peygambere böyle söylemek caiz olmadı.
Her peygamber kendi milletine, o ise her millete gönderilmiştir.
Her peygamber, iftiralara kendisi cevap verdi, fakat ona yapılan
iftiralara Allahü teâlâ cevap verdi.
İsmi ile çağırmak, yanında yüksek sesle konuşmak haram idi.
Hazret-i Cebrail 24 bin kere geldi. Başka Peygamberlere çok az
geldi.
Mübarek hanımları müminlerin anneleri idi ve onlarla evlenmek
başkalarına haram edildi.
Önünden gördüğü gibi, arkasından da görürdü.
Mübarek teri, gül gibi güzel kokardı.
Uzun kimselerin yanında iken, onlardan yüksek görünürdü.
Güneş ve Ay ışığında gölgesi yere düşmezdi.
Üstüne sinek ve başka hiçbir böcek konmazdı.
Çamaşırları, ne kadar çok giyse de hiç kirlenmezdi.
Taş üstüne basınca, izi kalır, kum üstünde iz bırakmazdı.
Sözü çok vecizdi. Az kelime ile çok şey anlatırdı.
Eshabının hepsi, peygamberler hariç, bütün insanlardan
üstündür.
Onun ümmeti de bütün ümmetlerin en üstünüdür.
Onun mübarek ismini taşıyan mümin Cennete girer.
Onu ve ehl-i beytini sevmek farzdır.
Hazret-i Azrail, içeri girmek için izin istedi. Başka hiç kimseden
izin istemedi.
Kabrinin toprağı, her yerden ve Kâbe’den daha kıymetlidir.
Resulullah efendimizin üstünlükleri
Sual: İnşirah suresinin (Biz senin zikrini yükseltmedik mi)
mealindeki 4. âyet-i kerimesini İslam âlimleri nasıl tefsir etmişlerdir?
CEVAP
İbni Ata hazretleri, (Senin zikrini kendi zikrim kıldım, seni
zikreden beni zikretmiş olur. İmanın sahih olması için benim zikrimin
seninkiyle beraber olmasını sağladım) manasına geldiğini bildiriyor.
Katade hazretleri de bu âyet-i kerimeyi açıklarken buyuruyor ki:
(Hak teâlâ, Fahr-i âlemin zikrini dünya ve ahirette yükseltmiştir.
Namaz kılan herkes, “Eşhedü” diyerek Allah’a ve Resulullaha
şehadet getirmektedir.)
Kur’an-ı kerimde ve namazda olduğu gibi, ezan okunurken de
Allah’ın ismi, Habibinin ismiyle birlikte okunmaktadır. Hadis-i
şeriflerde buyuruldu ki:
(Göklerden geçerken, “Muhammed Resulullah” olarak
ismimi gördüm.) [Bezzar]
(Cennette her ağacın yaprakları üzerinde “La ilahe illallah
Muhammedün Resulullah” yazılıdır.) [Ebu Nuaym]
(Arş üzerinde, Cennetteki her şeyin üzerinde benim ismim
vardır.) [İbni Asakir]
(Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, ya Rabbi,
Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti.
Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını da
diğer insanların duyması için] “Ya Âdem, onu henüz yaratmadım.
Nereden bildin?” buyurdu. Âdem aleyhisselam da, Arşta "La
ilahe illallah Muhammedün Resulullah" yazılı olduğunu gördüm.
Anladım ki, şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin, en
şerefli olanın ismini layık görürsün dedi. Allahü teâlâ buyurdu
ki: “Ya Âdem doğru söyledin. O bana insanların en sevgilisidir.
Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim. Eğer Muhammed
aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım”) [Taberani]
Hazret-i Ali, (Allahü teâlâ, Resulullaha iman etmeleri için
peygamberlerin hepsinden ahd [söz] almıştır) buyuruyor. Nitekim
Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin nuru, diğer peygamberlerin
nurlarını kaplayınca, bu nurun kimin olduğunu suâl ettiler. Hak teâlâ
da, (Bu Habibimin nurudur. Ona iman ederseniz, sizi
peygamber olarak gönderirim) buyurdu. Onlar da (Senin
Habibine iman ettik) dediler. Cenab-ı Hak da, (Ben şahid olayım
mı) buyurdu. Onlar da (Evet) dediler. (Mevahib)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Âdem, cesetle ruh arasındayken, benden misak alınırken
ben peygamberdim.) [İ. Şabi]
(Allahü teâlâ, yer ve gökleri yaratmadan elli bin yıl önce,
Ümm-ül kitaba şunu yazmıştır: Muhammed peygamberlerin
sonuncusudur.) [Müslim]
(Ben âlemlerin efendisiyim.) [Beyheki]
(Kıyamette insanların efendisi benim.) [Buhari]
(Soyca da insanların en şereflisiyim.) [Deylemi]
(Arş-ı alaya benden başka kimse oturmaz.) [Tirmizi]
(Allahü teâlâ, beni insanların en iyisinden yarattı. İnsanların
en iyisiyim, en iyi ailedenim. Kıyamette herkes sustuğu zaman
ben söylerim, onlara şefaat ederim. Kimsenin ümidi kalmadığı
bir zamanda onlara müjde veririm. O gün her iyilik, her türlü
yardım, her kapının anahtarı bendedir. Liva-i hamd benim
elimdedir. Peygamberlerin imamı, hatibi ve hepsinin
şefaatçisiyim. Bunları öğünmek için söylemiyorum, hakikati
bildiriyorum.) [Hakikati bildirmek vazifemdir. Bunları söylemezsem
vazifemi yapmamış olurum.] (Mektubat-ı Rabbani 1/44)
Peygamber oldu demek
Sual: Resulullah kırk yaşında peygamber oldu demek uygun
mudur?
CEVAP
Uygun değildir. (Kırk yaşında Peygamber olduğu kendisine
bildirildi) demelidir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Âdem aleyhisselam yaratılmadan önce bile, Muhammed
aleyhisselam Peygamberdi. (1/44)





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

Bugün 156974 ziyaretçi (494092 klik) kişi burdaydı!

DUYURU PANOSU

SİTEMİZDE ULAŞMAK İSTEYİPTE ULAŞAMADIĞINIZ KONULARI MESAJLA BİLDİREBİLİRSİNİZ.... İSLAMİ BİLGİLER

Video

TR.GG REKLAM

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=