BAŞLIK

Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. O, kullarının ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini bilir. O'nun huzuruna çıkarıldıkları gün herkese yaptıklarını haber verecektir. Allah her şeyi bilir. (NÛR - 64)

Resimler

Dost Siteler

Başlık

Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz. (RA'D/2) O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir. (SECDE/5)

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ TEFSİR ORUÇ ABDEST

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ İLMİHAL BİLGİLERİ MEZHEP CANLI TV MÜBAREK GÜN VE GECELER HADİS NAMAZ KURAN-I KERİM DİNLEPEYGAMBERLER HAYATI NAZAR BESMELENİN FAZİLETİ CİNLER NASİH

Medeniyetin beşiği

Medeniyetin beşiği
Sual: Medeniyetin beşiğinin Avrupa olduğu doğru mudur?
CEVAP
Avrupa’nın ilimde, teknikte ve sanayide ilerlemeye başlaması,
son üçyüz seneden beri olmuştur. 1494 senesine kadar, Avrupalılar
vahşet, cehalet, pislik içerisinde yaşıyorlardı. Bu sırada İslam
ülkeleri, hıristiyan Avrupa’nın tam tersi bir idare altında idi.
Arabistan, Irak, İran, Mısır, Türkistan, Emevi ve Abbasi halifelerinin
idaresiyle her cihetten, maddi ve manevi terakkiler yapmış idi. O
zaman müslümanlar, ruhen ferah, maddeten de refah içerisinde
idiler.
Müslümanlar, İspanya’yı, Endülüs Emevi sultanlarının emri
altında, en güzel şekilde imar etmiş, medeniyetin en yüksek
zirvesine ulaşmışlardı. İlim, sanat, ticaret ve ziraata ve güzel ahlaka
çok önem verilmişti.
İspanya önceleri, Gotlar elinde vahşi bir yer iken,
müslümanların idaresine kavuştuktan sonra, sanki Cennet bahçeleri
gibi olmuştu. Avrupalı ilim adamları ve sanayiciler, ilelebet
müslümanlara teşekkür etseler, yine İslamiyet’in hakkını
ödeyemezler. Çünkü, Avrupa’ya ilim kıvılcımı, ilk defa Endülüs
müslümanlarından sıçramıştır. Ortaçağda, Endülüs’te ortaya çıkan
parlak medeniyet, Endülüs’ün dışına taşarak, Avrupa’ya yayıldı.
Endülüs’teki medeniyeti gören kabiliyetli bazı Avrupalılar ortaya
çıktı. İslam âlimlerinin kitaplarını, Avrupa lisanlarına tercüme ettiler.
Bunların, tercüme ve telif ederek, neşrettikleri kitaplar sayesinde,
Avrupa halkı cehalet uykusundan uyanmaya başladı.
Birçok âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde ilim, sanat ve ticaret
emredilmektedir. Ayrıca, ana-babaya, akrabaya, yetimlere, acizlere,
kimsesizlere, komşulara, yolculara ve kölelere iyilik ve ihsanda
bulunmayı, onların haklarını gözetmeyi de emretmektedir. Bugünkü
Avrupalıların dedeleri, medeniyet vasıtası olan bu şeylerden
habersiz iken, İslam ülkelerinin her tarafında muntazam mektepler,
medreseler, fakir ve yoksullar için bakım evleri, aşhaneler, hanlar,
hamamlar ve daha nice hayır ve iyilik müesseseleri kurulmuştu.
Müslümanlar, ayrıca bu hayır müesseselerinin devamı ve
giderlerinin karşılanması için, hususi yardım teşkilatı olan vakıflar
kurmuşlardı. Görüldüğü gibi medeniyetin beşiği hıristiyan ülkeleri
değil, müslüman ülkeleridir.
Bir batılının itirafı
Aşağıda konuşmasını aldığımız bayan Carly Fiorina, dünyanın
en büyük şirketlerinden HP'nin yönetim kurulu başkanı. Bu şirket,
Microsoft gibi, Linux gibi dünya devlerinden birisi olup esas iştigal
alanı Bilişim Teknolojileri. Geçen Mayıs ayında Compaq Bilgisayar
firması ile birleşmişler. Bayan Fiorina Temmuz 1999'dan beri bu
şirkette. Bundan önce 20 yıl ABD'nin telefon şirketi AT&T 'de üst
düzey görevlerde bulunmuş ve AT&T ile ilgili bir firmada başkan
olarak çalışmış. Stanford Üniversitesi'nin "Ortaçağ tarihi ve
felsefesi" bölümünü bitirmiş ve çeşitli dallarda master yapmış.
Minneapolis, Minnesota'da 26 Eylül 2001 "Teknoloji, piyasalar
ve hayat tarzımız: Gelecekte neler olacak?" konulu bir
konferansa, Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildi.
Konuşmasının son dakikalarında tarihten örnekler vererek
değerlendirmeler yaptı. Aşağıda belirtilen adresteki konuşmanın son
kısımlarına ait tercüme şöyle:
"Konuşmamı tarihten bir örnek ile bitirmek istiyorum:
Bir zamanlar tarihte öyle bir medeniyet vardı ki, o dönemin
en büyük medeniyeti idi. Bu medeniyet birçok kıtalara yayılmış,
sınırları okyanustan okyanusa, kuzey iklimlerinden tropik
iklimlere ve çöllere kadar uzanmıştı. O medeniyetin tebaası
olarak, farklı ırklardan, farklı dillerden, farklı kültürlerden yüz
milyonlarca insan yaşamıştı.
Bu medeniyette konuşulan dillerden bir dil, dünyada çok
konuşulan bir dil haline gelmiş ve farklı kıtalardan insanlar
arasında köprü olmuştu. Bu medeniyetin ordusundaki farklı
milletlerden olan askerler, dünyanın belki de hiçbir zaman
görmediği bir barış sundu, tebaasına ve dünyaya. Bu
medeniyetin tacirleri, Latin Amerika'dan Çin'e ve arada kalan
bütün ülkelere ulaşmışlardı.
Yeni buluşlar bu medeniyetin temel taşlarından biri
olmuştu. Bu medeniyetin mimarları, yerçekimi hesaplarına
dayanan binalar yapmışlar, matematik bilginleri, bilgisayarın
temel logaritması olan algebrayı (cebiri) bulmuşlar ve
kodlamayı keşfetmişlerdi. Doktorları, hastalıklara yeni ilaçlar
bulmuşlar, uzay bilginleri gökyüzündeki yıldızları incelemişler
ve onları isimlendirerek, bugünkü uzay çalışmalarının
temellerini atmışlardı. Edipleri, binlerce romantik ve sihirli
hikayeler yazmışlar ve şairleri kendilerinden öncekilerin
yazmadığı şekilde sevgi üstüne şiirler yazmışlardı.
Öteki medeniyetler yeni fikirlerden korkarken ve sansür
uygularken, bu medeniyet devamlı yeni fikirlere açık olmuş ve
bilgiyi, kültürü devamlı canlı tutmuştu.
Günümüz Batı medeniyeti de bu özelliklerin bir çoğuna
sahip, fakat benim sözünü ettiğim medeniyet, 800'den 1600
yılına kadar uzanan ve Osmanlı İmparatorluğu'nu da içine alan,
Kanuni Sultan Süleyman'lar gibi hükümdarlar yetiştiren İslam
medeniyetidir.
Bu medeniyetin bize sunduğu miras, bugünkü Batı
medeniyetinin temelini oluşturmaktadır. Bugünkü teknoloji
İslam matematikçilerinin sayesinde vardır. Sufî yazar Mevlana
gibi yazarlardan çok şeyler aldık. Kanuni Sultan Süleyman gibi
hükümdarlardan tolerans göstermeyi ve liderliği öğrendik.
Bu medeniyetten dersler çıkarmalıyız. Bu medeniyetin
sunduğu liderlik mirasa değil, yeniliklere dayanmış,
Hıristiyanlık, Müslümanlık ve Yahudilik gibi farklı farklı din ve
kültürler mozaiğini esas almıştı. Zaten bu şekilde de 800 yıl
ayakta kaldı.
Şu anki gibi kritik zamanlarda, biz de tarihteki bu
medeniyetten ders almalı ve onun gibi sosyal yapı ve liderler
yetiştirmeliyiz. Özetle, bu konuya, liderlik mevzuundaki
tartışmaya ve fikir teatisine dikkatlerinizi çekmek istiyorum. "
KAYNAK
http://www.hp.com/hpinfo/execteam/speeches/fiorina/
Carly Fiorina
Minnepolis, Minnesota
September 26, 2001
"Technology, Business and our way of life: What’s next"





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

Bugün 156974 ziyaretçi (494140 klik) kişi burdaydı!

DUYURU PANOSU

SİTEMİZDE ULAŞMAK İSTEYİPTE ULAŞAMADIĞINIZ KONULARI MESAJLA BİLDİREBİLİRSİNİZ.... İSLAMİ BİLGİLER

Video

TR.GG REKLAM

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=