BAŞLIK

Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. O, kullarının ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini bilir. O'nun huzuruna çıkarıldıkları gün herkese yaptıklarını haber verecektir. Allah her şeyi bilir. (NÛR - 64)

Resimler

Dost Siteler

Başlık

Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz. (RA'D/2) O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir. (SECDE/5)

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ TEFSİR ORUÇ ABDEST

İSLAMİ BİLGİLER NAMAZ İLMİHAL BİLGİLERİ MEZHEP CANLI TV MÜBAREK GÜN VE GECELER HADİS NAMAZ KURAN-I KERİM DİNLEPEYGAMBERLER HAYATI NAZAR BESMELENİN FAZİLETİ CİNLER NASİH

Aklın bittiği yer

Aklın bittiği yer
Sual: (Mirac, aklın bittiği, imanın başladığı yerdir) deniyor. Bu
ne kadar yanlıştır. Akıl bitince her şey biter. Akılsız iman olur mu
hiç?
CEVAP
Bir saniyede, Mekke’den Kudüs’e oradan da göklere, cennete,
cehenneme gidip geri gelmek aklen mümkün mü? Aklen mümkün
olsaydı, bütün müşrikler iman ederdi. Aklen mümkün olmadığı için,
sahabe hariç, diğer iman edenler inanmayıp mürted oldular. (Bu
kadarı da olmaz) dediler; ama Hazret-i Ebu Bekir aklı devreden
çıkarıp, (O demişse elbette doğrudur, bir anda gider gelir) dedi.
Bu akılla değil, imanla söylenmiş bir sözdür. Akılla söylenmiş söz
olsaydı, kendisine (Sıddık) denmezdi.
Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, hocasını tanıdıktan
sonra, onu çok sevmesine rağmen, onun işlerine, sözlerine aklı
ermiyordu. Baktı, iş felakete gidiyor, aklına değil hocasına uydu. En
sonunda gerçeklere vakıf olunca, (Aklımı bıraktım, hocama tâbi
olup kurtuldum) buyurdu.
Akıl herkeste eşit değildir. En yüksek akıl ile en aşağı akıl
arasında binlerce derece vardır. Her işte ve hele dini işlerde akla
güvenilemez. Din işleri, akıl üzerine kurulamaz; çünkü akıl bir
kararda kalmaz. Herkesin aklı birbirine uymadığı gibi, selim olmayan
akıl bazen doğruyu bulur, yanılması ise daha çok olur. En akıllı
denilen kişi, uzman olduğu dünya işlerinde bile çok hata eder. Hele
ahiret bilgilerinde akla hiç güvenilmez.
İnsanların şekil ve ahlâkları gibi, akıl ve ilimleri de, farklıdır.
Birinin aklına uygun gelen bir şey, başkasının aklına uygun
gelmeyebilir. O hâlde, din işlerinde akıl tam bir ölçü olamaz. Ancak
akılla din birlikte olursa, tam ve doğru bir vesika ve ölçü olur.
Her ne kadar akıl, iyiyi kötüden ayıran bir kuvvetse de, her işte
ölçü olmaz. Allah’a ait bilgilerde akıl senet olmaz. Akıl, kendi başına
dinin emir ve yasaklarını bilseydi, peygamberlere, kitaplara lüzum
kalmazdı. Peygamberlerin, aklın üstünde bulunan sözlerini akla
danışmaya kalkışmak, akla aykırı bir iş olur. Engin denizde, acemi
kaptanın pusulasız yol almasına benzer.
Ahiret bilgileri ve Allahü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler
ve Ona ibadet şekilleri, eğer aklın çerçevesi içinde olsalardı ve akıl
ile doğru olarak bilinebilselerdi binlerce peygamberin
gönderilmesine lüzum kalmazdı. İnsanlar, dünya ve ahiret saadetini
kendileri bulurdu. Allahü teâlâ, hâşâ peygamberleri boş ve lüzumsuz
yere göndermiş olurdu. Hiçbir akıl, ahiret bilgilerini bulamayacağı,
çözemeyeceği içindir ki, Allahü teâlâ, her asırda dünyanın her yerine
peygamber göndermiş ve en son ve kıyamete kadar değiştirmemek
üzere ve bütün dünyaya, peygamber olarak Muhammed
aleyhisselamı göndermiştir. Aklı almasa da, Resulullahın
bildirdiklerine inanıp amel eden kurtulur.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

Bugün 156623 ziyaretçi (493703 klik) kişi burdaydı!

DUYURU PANOSU

SİTEMİZDE ULAŞMAK İSTEYİPTE ULAŞAMADIĞINIZ KONULARI MESAJLA BİLDİREBİLİRSİNİZ.... İSLAMİ BİLGİLER

Video

TR.GG REKLAM

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=